ERDOĞAN BLAİR OLSAYDI...    31-07-2015


Yeni Şafak Ankara Temsilcisi Abdulkadir Selvi dün
“Demirtaş, Gerry Adams olsaydı...” diye bir yazı yazdı.
Aslına bakarsanız Selvi, o günleri bizzat yaşayan bir gazeteci olarak
Türkiye’nin hiçbir şartta 90’lar konseptine dönmemesi gerektiğinin
altını çizen sağduyulu bir yazı kaleme almış.
Okumanızı öneririm.

Ancak yazının başlığına ve genel olarak Kürt meselesinde geldiğimiz noktaya dair
Abdulkadir Selvi’nin tüm faturayı Demirtaş’a çıkaran bakış açısına itirazım var.

Kürt meselesi İngiltere-İRA barış süreci referansı ile tartışılacaksa
“Demirtaş’a neden Gerry Adams olamadın?” diye sormak mümkün ama
-sorabiliyorsanız eğer- esas soru şudur: “Erdoğan neden Blair olamadı?”
Selvi diyor ki, “Demirtaş, PKK tek yanlı ateşkesi bitirdiğini,
savaş startını verdiğini açıkladığı gün,
‘Ne yapıyorsunuz biz Türkiyelileşme istiyoruz’
deseydi bugün kahramandı.”
Haklı... Ama eksik...
Çünkü barış sürecini bitiren ya da durduran irade HDP’ ye ait değil.
Dolayısıyla soru sormaya başlayacaksak sondan değil baştan başlamalıyız.
Mesela, çözüm sürecinin en kritik günlerinde “Kobani düştü düşecek”
beyanatını Tony Blair verse
Gerry Adams ne yapardı?
Ya da Blair bir sabah uyanıp “Masa filan yok...”
diyerek bütün süreci ve o güne kadar çözüm için birlikte yürüdükleri
tüm muhataplarını dumur eden bir söz söyleseydi İngiltere ve İRA arasında
barış diye bir kavramdan söz edilebilir miydi?
Ya da İngiliz savaş uçakları Belfast’ta bir köyü bombalayıp
onlarca Kuzey İrlandalıyı öldürse ve sonrasında Blair çıkıp
“Pardon, yanlış istihbarat” diyerek mevzuyu köylülerin yakınlarına
bilmem kaç bin sterlin tazminat dağıtarak kapasaydı...
Ne bileyim “İşçi Partisi’nin oyları anketlerde düşüyor” diye
Blair bütün seçim kampanyası boyunca Gerry Adams’a ağzına geleni söylese,
yandaş medyası üzerinden Gerry Adams’a her türlü iftirayı attırtıp,
hedef tahtasına koydursaydı...
Ne olurdu?

De ki Demirtaş, Gerry Adams olamadı...
Olsaydı ne değişirdi, tartışılır...
Tartışmasız olan şu ki, Erdoğan bir Blair olabilseydi;
o kararlılığı gösterip, o siyasi riski göze alabilseydi bugün
bambaşka bir Türkiye’ye uyanıyorduk.

NOT: İngiltere ve İRA arasında 1998’de imzalanan
‘Kuzey İrlanda Anlaşması’na göre IRA silah bırakmaya razı olurken,
İngiltere de, IRA mahkumlarını serbest bırakmayı,
Kuzey İrlanda’dan askerlerini çekmeyi,
Kuzey İrlanda’ya yerinden yönetim hakkı vermeyi kabul etmişti.