KATİLE “KATİL” DİYEBİLMEK    04-08-2015


PKK dün de Tatvan Askeri Hastanesi’ne saldırdı.
Bu nasıl bir alçaklıktır, nasıl bir insanlıktan nasibini almamaktır?
PKK’nın baraj ve yol bahanesiyle ateşkesi bozduğu günden beri işlediği cinayetlere dikkat edin:
Örgüt, Türkiye kamuoyuna kendini daha da tiksindirmek için olağanüstü bir gayret gösteriyor.

Bir zamanlar gazetecileri Kandil’de misafir eden, barış sürecinde
“özgürlük savaşçısı çocuklar” imajıyla her tarafa çiçek dağıtan o örgüt gitti,
çoluk-çocuk, kadın-yaşlı ayırmadan ölüm kusan 90’ların
o “meşhur” eli kanlı cinayet şebekesi (geri) geldi.
Her fırsatta PKK’nın eylem pratiğinin öyle rastgele basitçe saldırı düzenlemek olmadığını,
eylemlerin örgüt disiplini çerçevesinde sözüm ona bir taktik strateji kapsamında planlandığını
ifade eden KCK yönetimi anlaşılan o ki bu dönemki o sözde taktik stratejiyi
“Örgütü yeniden Türkiye’nin nefret sembolü haline getirmek” olarak belirlemiş. 

Peki, neden?
Neden PKK Türkiye halkları nezdinden yeniden nefret sembolü olma adına
böylesine canhıraş bir mücadele veriyor?
Bu “U dönüşünün” nedenini henüz bilmiyoruz ama anlaşılan o ki
bölgemizde sahneye konan oyunun senaristlerinin PKK’ya biçtikleri yeni rol bu...
Sürpriz mi? Hiç değil.
Bu coğrafyadaki terör örgütlerinin varlık sebebi uluslar arası istihbarat birimlerine ve
derin güçlere verdikleri taşeronluk hizmetidir.
PKK, 30 yılı aşkın süre yaptı bunu, yine yapıyor.
O nedenle PKK’nın kan dökme bahanesiyle meşgul olmak yerine başta Kürtler,
bütün Türkiye halkları örgütün bu yüzünü artık görmelidir.
Kürt siyasi hareketini Tayyip Erdoğan değil, PKK baltalamıştır.
Bugün ülke olarak içine düştüğümüz şiddet sarmalı birilerinin tek başına iktidar olma planının
bir parçasıysa PKK’nın bu plana hizmet eden işbirlikçi rolünü görmezden gelemezsiniz.
Türkiye HDP’yi hedef alan bir savaş ortamında erken seçime gidiyorsa
bunun 1 numaralı müsebbibi “baraj-yol... IŞİD’ten intikam” bahanesiyle
ateşkesi bozan ve yeniden 90’lar konseptinde provokatif eylemler yaparak kan döken PKK’dır.
Hangi rant uğruna bilinmez ama PKK an itibarıyla Kürtlere,
Kürt meselesine ve HDP’ye yönelik kurulan tezgahın, komplonun parçası olmuştur.

Evine girip uykudaki iki genç adamı ensesinden vurana,
bankada sıra bekleyene sinsice yaklaşıp kafasına sıkana,
yanında çocuğu ve karısı olan adama ateş edip çocuğunun gözü önünde vurup öldürene
bizim oralarda demokratik güç filan değil bildiğin “katil” derler.
“Türkiye partisiyim” diyorsan önce çıkıp katile, “katil” diyeceksin.
Selahattin Demirtaş ve arkadaşları 7 Haziran’da arkalarına aldıkları 6 milyon Türkiyeliyle
birlikte yürüyeceklerse bunu yapmak zorundalar...
Yok, PKK ile yürüyeceklerse... Allah selamet versin.