SAVAŞ AYARLARI    08-08-2015


Az ya da çok kitle desteğine sahip terör örgütleriyle mücadelede
müzakereden daha etkin ve net sonuç alınabilen bir yöntem yok.
Türkiye’nin 30 yılı aşkın süredir yürüttüğü terörle mücadele deneyiminden çıkan sonuç da farklı değil:
Şiddete şiddetle karşılık vermek çözüme ulaştırmadığı gibi siyasal,
sosyal ve ekonomik anlamda bıraktığı büyük hasarla ileri değil geri götürüyor.

 

Biliyoruz ki Çözüm Süreci’nin yarattığı barış ikliminde devlet sürece zarar vermemek

adına örgütle sıcak çatışma yaratacak alanlara girmemeye özen gösterdi.

Çözüm Süreci maalesef siyasi kaygılarla bitirildi ve yeniden Ölüm Süreci başladı...

Asker, polis bir zamanlar görmezden geldiği her şeyi şimdi fazlasıyla görmeye,

3 yıldır sesini çıkarmadığı

bir çok örgüt faaliyetine bugün “en yüksek tondan” itiraz etmeye başladı.

Ve ne yazık ki yeniden silahlar konuşuyor...

 

Şiddet tepki olarak yeni bir şiddet dalgası doğurmaktan,

oluşan bu sarmal ise teröre hizmet eden kaos ortamı yaratmak başka bir işe yaramıyor.

PKK ile mücadelede de “silahın” artık çözüme dair bir katkı sağlamadığı da aşikar.

 

Gel gör ki devletin bir sorumluluğu var...

Ev basıp polis infaz edemezsin, ailesinin gözü önünde asker öldüremezsin...

Sokakta elinde roketatarla, uzun namlulu silahlarla dolaşamazsın. Suratına maske eline otomatik
tüfek alıp şehir meydanında kovboyculuk oynayamazsın. Yoları kazıp kurtarılmış bölgeler ilan edemezsin.

Devlet -eğer varsa- buna izin vermez. Vermemelidir de...
PKK’nın halk desteği almasının 
en büyük sebeplerinden biri, devletin uzun yıllar terörle mücadele stratejisi olarak benimsediği lanet olası polis terörüydü. Bu zulmün yeniden hortlatılması elbette kabul edilemez.

Silopi’de dün PKK’nın “gençlik” yapılanmasına düzenlenen operasyonda 58 yaşında Hamdi Ulaş’ın öldürülmesi bu anlamda bir soru işaretidir.

Ancak kimse kusura bakmasın, Yüksekova sokaklarında elinde RPG-7 ile dolaşan adamın derdinin demokrasi olmadığı da çok açıktır.

 

Bilmiyorum farkında mısınız birkaç gündür Öcalan’ın yaşananlara açıklamaları sızdırılıyor...

Sızdıran kim?
Devlet.
Ne acı değil mi?
Türkiye yeniden savaş ayarlarına

dönerken devletin bile tek barış umudu mücadele ettiğini söylediği örgütün lideri.