SABAH ÖZGÜRLÜK İŞARETİ, AKŞAM BOZKURT    11-09-2015


Bu ülkede ne zaman ışıklar sönse, ne vakit karanlık bassa tuhaf tipler peyda olur sokaklarda...
Sivas’ta kalabalıkları Madımak Oteli’ne sürükleyen ama ne öncesinde ne de sonrasında Sivas’ta bir tek Allah kulunun rastlamadığı o yobazlar gibi...
Gezi Direnişi esnasında Beşiktaşlı diye ortaya çıkan ama tek bir maça gitmemiş o taraftar grupları gibi...
Bir anda ortaya çıkar, bir anda kaybolurlar.
Çoluğunuza çocuğunuza mukayyet olun diye yazıyorum: Yine aramızdalar!
Sabah HDP’lilerle yürüyüp özgürlük işareti yapıyor, akşam ülkücülerin yanında bozkurt kesiliyorlar.
Parti binası yakıyorlar.
Yolcu otobüsü taşlıyorlar.
Sipariş üzerine içinde tahrik geçen her cümlenin baş öznesi oluyorlar.

Birkaç gün önce de bu ülkenin en köklü gazetelerinden birinin kapısına dayandılar.

Kapıları camları indirdiler.
Gazetecileri, yalakalık değil gazetecilik yaptıkları için ölümle tehdit ettiler.
O gece 2015’in İstanbul’u 1993’ün Sivas’ını yaşarken çok daha korkunç bir durum vardı: Azgın linç kalabalığının başını bir milletvekili çekiyordu.

3 kişi toplanıp sinemaya gitmeye kalksan “izinsiz toplu gösteri” muamelesi yapıp çevik kuvvet timleriyle olay yerine intikal eden, TOMA’larla, biber gazlarıyla en sert tedbirleri (!) almaktan çekinmeyen polisimizin Hürriyet’e saldırı sırasında hoşgörü abidesi kesilişinde değilim.

Gezi’den bu yana vandalizm hassasiyetiyle nam salan valilik ve savcılık kurumunun bu saldırıya adeta “demokrasi şöleni” muamelesinde de değilim.

Esas acıklı olan ne biliyor musunuz?

Bir millet polis, asker, doktor, kadın, çocuk, yaşlı... demeden her gün kaybettiği evlatları için kanlı gözyaşı dökerken o milletin vekilinin bütün bu acıları bir kenara bırakıp, “Seni başkan yaptıracağız... Seni başkan yaptıracağız... Seni başkan yaptıracağız” diye hönkürebilmesidir.

Ülkemin bir köşesinde, Cizre’de binlerce insan ilçeleri ablukaya alındığı için ekmeğe-suya muhtaç... Sokağa çıkma yasağı yüzünden cesetler sokaklarda çürümeye terk edilmiş durumda... Ölüler gömülemediği için tavuk depolarında, derin dondurucularda bekletiliyor...

Milletin vekilinin düştüğü derde bak: Seni başkan yaptıracağız!
Başkanlığınız batsın e mi...