KERAMET KOLTUKTA    19-09-2015


MHP’nin AK Parti iktidarına eleştirileri malum...
Hele ki 7 Haziran seçimlerine giderken...
Muhalefetteki MHP, iktidardaki AK Parti için yolsuzluktan tut hırsızlığa hainlikten tut diktatörlüğe kadar eleştiri sınırlarını zorlayan bir sürü ithamda bulundu.

İthamlar 7 Haziran’dan sonra da kesilmediği gibi aksine MHP’lilerin AK Parti öfkesi daha da vites büyüttü.

İşte o MHP’nin en önemli isimlerinden biri olan Tuğrul Türkeş dün AK Parti’ye geçti.
Tuğrul Türkeş “Ben MHP gibi düşünmüyorum” diyebilir.
Hakkı var.
Ama o durumda adama sorarlar:
Madem MHP’liler gibi düşünmüyordun bunca yıldır o partide ne yapıyorsun?

Öyle ya... Tuğrul Türkeş, MHP’nin bizzat genel başkan düzeyinde seslendirilen AK Parti’ye yönelik bu sert eleştirilerini benimsemiş olmalı ki 7 Haziran’da MHP’den milletvekili adayı oldu.

7 Haziran dediğin, üzerinden 2 asır değil sadece 2 ay geçti.
İnanın hiç “Milliyetçi Hareket Partisi’nin kurucusu, başbuğu Alparslan Türkeş’in oğlu nasıl başka bir partiye geçer?” kafasında değilim.
Hiçbir evlat babası gibi hiçbir baba da evladı gibi düşünmek ya da yaşamak zorunda değil.
Kaldı ki fikrilerin, insanların değişimine de son derece saygı duyarım.
Ama ne yalan söyleyeyim, Tuğrul Türkeş’in bu kadar kısa sürede fikrini 180 derece değiştirmesine neden olacak nasıl bir “aydınlanma” yaşadığını anlayamadım.
Felsefe ile sorguladım olmadı, bilimle üzerine gittim yine olmadı...
İyisi mi bırakalım tarih yargılasın.

Ustam Rıfat Ababay’ın siyasetten medyaya sanattan spora kadar birçok örnek üzerinden savunduğu “Başarılı adamların başarısız oğulları” diye bir tezi vardır.
Alparslan Türkeş, Türk siyasetine damgasını vurmuş önemli liderlerden biriydi.
Oğlu Tuğrul Türkeş’in siyaset dünyamız adına ne anlam ifade ettiğini ise bilemiyorum.
Zira benim için Rıfat Ababay’ın tezini güçlendiren yeni bir örnekten ötesi değil.