TEK SES    22-09-2015


Şüphesiz teröre karşı verilen toplumsal tepki çok değerli. Şiddetin durması, terörün lanetlenmesi adına alınan her türlü sivil inisiyatifi başımın üstüne koyarım. Barış ve kardeşlik adına düzenlenen bütün samimi eylemlere (yürüyüş, miting...) hem saygı duyar hem de destek olmaya çalışırım.
*
Pazar günü Yenikapı’da bir miting düzenlendi. Adı: Milyonlarca Nefes Teröre Karşı Tek Ses. Teröre karşı ortak bir toplumsal duruş sergilemek gibi kutsal bir amaç taşıdığını sandığım bu harikulade girişimi sonuna kadar seyrettim.
*
Fakat ne acı ki, “Teröre Karşı Tek Ses” mitinginin içinden AK Parti mitingi çıktı! Cumhurbaşkanı ve başbakanı aynı meydanda konuşturmak için keşke başka bir yol bulsalarmış. Teröre karşı tek ses olacaksak ki hiç şüphe yok, olmalıyız. Ama bu bir AK Parti projesi değil bir Türkiye projesi olmalıydı.
Cumhurbaşkanımız böylesine hayati bir mevzuda sadece AK Parti İstanbul İl Teşkilatı’nın, AK Partili Büyükşehir Belediyesi’nin topladığı kalabalıklara değil, tüm siyasi partilere, sivil toplum kuruluşlarına, üniversitelere, sanatçılara, sporculara, fikir önderlerine, aydınlara hitap etmeliydi. Halkın seçtiği Cumhurbaşkanı Türkiye halklarına “Teröre karşı tek ses olalım” çağırısı yapacaksa o sahnede barış türkülerini söylemek Zülfü Livaneli’ye, Arif Sağ’a, Musa Eroğlu’na yakışırdı, Meclis’te uyuklayan AK Partili türkücü eski vekile değil.
*
Teröre karşı yek vücut olmak için toplanan milyonlarca yurttaşa ülkenin başbakanının yaptığı çağrıya bakar mısınız: “Filanca partiye oy vermeyin de barajın altında kalsınlar.” O “filanca partiye” oy veren 6 milyon insan var. Bir yandan 6 milyon insanın sesini kesmeye çalış diğer yandan gelin tek ses olalım de. Olacak iş mi bu?
*
Pazar günü Yenikapı’da toplanan yurttaşların sayısına bakıp AK Parti’nin 1 Kasım’da yeniden tek başına iktidar olacağını iddia ediyorlar. Göz yanılması. İzmir’den bakınca da CHP tek başına iktidar oluyor sanıyorsun...
Sonra anlıyorsun ki öyle değil!
*
Kaldı ki haftalardır yazıyorum: Yüzde kaç oy alırsa alsın bugünün kamplaşmış, ayrışmış, kutuplaşmış Türkiye’sinde hiçbir parti ülkeyi tek başına yönetemez. Hala görmüyor musunuz? Türkiye’nin sorunlarını çözmek için miting meydanlarına doldurulan kalabalıkların gazına değil, ortak bir akıl ve uzlaşı kültürü geliştirmeye ihtiyacı var.