TÜRKAN SAYLAN RUHU    09-10-2015


Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya üzerinde 116 milyon ilkokulu bitiremeyen kız çocuğu var. Geçen sene 15 milyon kız çocuğu 15 yaşına gelmeden evlendirildi. Hâlâ dünya üzerinde yaşayan 250 milyon kadın 15 yaşının altında evlenmiş durumda. Türkiye’de kadınların yüzde 26’sı reşit olmadan evleniyor. 18 yaşından erken evlenen kadınların yüzde 48’i şiddete maruz kalıyor. Lise bitirenlerde şiddet görme oranı yüzde 27’ye, üniversite bitirenlerde ise yüzde 20’ye düşüyor. Türkiye genelinde kadınların yüzde 31’i eğitime devam etmelerinin engellendiğini söylüyor, kırsala gittiğimizde rakam yüzde 40’a çıkıyor.

Birleşmiş Milletler ve Aydın Doğan Vakfı’nın da katılımıyla ‘Dünya Kız Çocukları Günü Konferansı’ dün İstanbul'’da başladı. “Güçlü Kızlar, Güçlü Yarınlar” umuduyla bir araya gelen yüzlerce insan adına açılış konuşmasını yapan Aydın Doğan Vakfı Başkanı Hanzade Doğan Boyner “Bu tablo değişmeli” diye başladı sözlerine... Ve bu tabloyu değiştirmek için neler yaptıklarını anlattı. ‘Baba Beni Okula Gönder’ sayesinde okuldan daha doğrusu hayattan koparılmak istenen 10 binden fazla kız çocuğu okutuldu. Projeye başlandığında kız çocuklarının okula gitme oranı erkeklere göre yüzde 30 gerideydi. Bugün ise ilkokul çağındaki kız ve erkek çocukların okullaşma oranından hiçbir fark kalmadı.

Dikkatinizi çekerim: Cumhuriyet tarihinin belki de en “yerli” ve en “milli” projelerinden biri olan ‘Baba Beni Okula Gönder’in altında bugün birilerinin vatan hainliğiyle suçladığı Doğan Grubu’nun imzası var!

Kıymetli Hocam Türkan Saylan’ın bu yılki ölüm yıldönümünde Kafa’da bir yazı yazmıştım... Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin düzenlediği anma gecesinde, Hoca’nın dostları o geceye katılıp yazımı okumamı istemişlerdi. Orada Türkiye’nin en büyük hekimlerinden biri olan Türkan Hoca’nın önemli bir uyarısını paylaşmıştım: “Bir insanı, bir toplumu tehdit eden en büyük hastalık umutsuzluktur, umudumuzu asla yitirmeyeceğiz.” Aydın Doğan Vakfı Başkanı Hanzade Doğan Boyner dünkü konuşmasını yola beraber çıktığı Türkan Saylan’ ı anarak şu sözlerle bitirdi: “Eminin o da şu an hayata asılan kızlarımızı alkışlıyordur.” 

O halde gelin hep beraber biz de Türkan Hoca’ya eşlik edelim... Alkışlarımız hem hayata asılan tüm kız çocuklarına hem de Hoca’nın ruhunu yaşatan tüm genç Türkan Saylan’lara...

ANAYASAL DÜZEN VE YUMURCAK TV

Rezillikte son perde dün yaşandı. Digitürk hiçbir mahkeme kararı olmaksızın “Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu” tarafından yürütülen bir soruşturma ile ilgili olarak kendilerine ulaşan ‘resmi bir evrak’ üzerine 7 kanalı birden platformdan çıkardı. Üyelerine yaptığı “yasal zorunluluk” açıklamasının hangi yasaya dayandırıldığına dair hiçbir bilgi vermeden...

Anayasal Düzene Karşı İşlenen suçlar gerekçesiyle çıkarılan 7 kanal arasında çocuk kanalı Yumurcak TV de var. Digitürk’e devlete olan borçların tahsis edilmesi adına TMSF tarafında el konmuştu. Aynı TMSF kısa bir süre önce Digitürk’ü Katarlılara kimsenin bilmediği bir bedelle ihalesiz olarak satmıştı. O bedelin ne olduğunu dün öğrendik. Bunun adı hukuksuzluk, sansürcülüktür.

Ben kendi adıma dün bütün Digitürk üyeliklerimi iptal ettirdim. Müşteri Hizmetleri yetkilisi niye iptal ettirdiğimi sorunca ise şöyle cevap verdim: Anayasa’nın 22’nci maddesiyle güvence altına alınmış haberleşme hürriyetimi engelleyerek Anayasa’yı ihlal suçunu işlediğiniz için.