OLUK OLUK...    11-10-2015


Diyarbakır meydanını can pazarına çeviren bombanın ardındaki karanlık yüzler kimdi, ortaya çıkarıldı mı? Çıkarılmadı.

Suruç’u kan gölüne çeviren canlı bombanın elini kolunu sallayarak o kalabalığın arasına nasıl girdiğini biliyor muyuz? Bilmiyoruz.

Star Gazetesi’nin yemekhanesine bomba kondu. Facianın eşiğinden dönüldü. 40 tane güvenlik kamerasının bulunduğu yerde o bomba oraya nasıl kondu, kim tarafından kondu, aydınlatıldı mı? Aydınlatılmadı.

Murat Sancak’ın arabasına gündüz vakti 22 kurşun sıktılar. Kim yaptı, öğrenebildik mi? Öğrenemedik.

Hürriyet’e saldıranlara ne oldu? Hepsi serbest. Üstelik güvenlik kamerasında, görüntüleri de var!

Gazeteci Ahmet Hakan’ı İstanbul’un göbeğinde öldüresiye dövdüler. Cumhurbaşkanına hakaretten liseli öğrenciye tutuklama çıkarılan bu ülkede bir gazeteciyi öldüresiye döven itler ve sorgularında isim isim itiraf ettikleri azmettiricileri serbest bırakıldı mı? Bırakıldı.

Ankara’da dün “barış” mitinginin toplanma yerine bomba kondu. Onlarca ölü, yüzden fazla yaralı var. Patlamanın hemen ardından Cumhurbaşkanımız bir açıklama yaptı. Dedi ki: “...Devletimiz tüm birimleriyle bu olayı aydınlatmak için çalışmaktadır; faillerin en kısa zamanda belirleneceğine ve adalete teslim edileceğine inanıyorum...”

Ben inanmıyorum!!!

Ve soruyorum... Miting yapıp “Oluk oluk kan akacak” diyen bir çete liderine “güvenli ortam” sağlayabilen devletimiz, acaba neden aynı güvenli ortamı barış için biraya gelen insanlara bir türlü sağlayamaz?!