İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN    13-10-2015


Milletçe sağlıklı düşünme ve muhakeme yeteneğimizi kaybettik. Türkiye’nin başkentinde binlerce insanın katıldığı bir mitingde bombalar patladı: Yüzden fazla insan can verdi, yüzlerce insan ağır yaralı... 

Ülkenin bir kısmı “Katil Devlet” diyerek Erdoğan’ı, diğer kısmı ise “Katil HDP” diyerek Demirtaş’ı neredeyse bombanın faili ilan ederek akla izana sığmayacak bir öfke dalgasına odun taşıyor. 

AKP hükümetinin tek başına iktidar olabilmek adına böyle bir katliamın talimatını verdiğini düşünecek kadar mantığını kaybedenlere basit bir sorum var: Ülkenin başkentinde girişilen böylesine korkunç bir toplu katliam seçime sayılı günler kala halihazırda ülkeyi yöneten AKP’nin ne işine yarar? 

HDP ve Demirtaş üzerinden yürütülen linç dalgası ise üzerine konuşmanın bile insan zekasına hakaret sayılması gereken tipik bir AK trol faaliyetinden öte değil.

Devletin “katil” ilan edilmesine itiraz etmek devletin hatalarını görmezden gelmek demek değildir. Hele ki, “devletimize sahip çıkalım... Terörün amacına hizmet etmeyelim” diyerek beceriksizliğinin ve sorumsuzluğunun üstünü kapamaya çalışan vicdan yoksunu koroya eşlik etmek hiç değildir. Vatandaş devlete değil, önce devlet vatandaşına sahip çıkacak! 

Ankara’daki terör saldırısının böylesine korkunç bir faciaya dönüşmesindeki en büyük pay devletin güvenlik ve istihbarat birimlerinin ihmallerindedir. Ne HDP’si? Ne Demirtaş’ı? Bu ülkenin insanlarının canı HDP’ye değil devlete emanetti! Devletin vatandaşının canını korumaktan daha büyük bir vazifesi yoktur. Sen vazifeni layıkıyla yaptın mı da başkasını eleştiriyorsun? 

Başbakan “Miting meydanı Sıhhiye orada tedbir almıştık. Grupların toplandığı yer başka, orası miting alanı değil” diyor. Bu ne biçim bir savunma? Miting alanı dışında öldürülenler sizin sorumluluğunuzda değil mi? Ne yani, devletimiz Ankara’da sadece Sıhhiye meydanında mı can güvenliğimizi garanti ediyor? 

Ankara’daki AKP kongresi için insanları Bolu’dan başlayarak burun deliklerine kadar arayan devlet, başkentin göbeğinde binlerce insanın arasına bir canlı bomba sızarken uyuyamaz kardeşim!
Can pazarına dönmüş bir meydana biber gazı sıkamaz. Kan revan içerisindeki insanlar ölümle pençeleşirken onlara cop savuramaz. Diyarbakır, Suruç ve muhtemelen Ankara’daki saldırıları gerçekleştiren IŞİD militanlarının aralarındaki bağlantıyı ve nasıl göz göre göre kan döktüklerini dün Radikal’de Ezgi Başaran yazdı... Düşünün ki Ezgi’nin gazeteci olarak ulaştığı bilgiye devlet ulaşamıyor.

7 Haziran’dan bu yana 694 insanımızı kaybettik. Büyük saraylar inşa ederek büyük devlet olunduğunu zannedenlere Edibali’nin Osman Bey’e nasihatini hatırlatırım: “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın...”