NOBEL VE TÜRKİYE    18-10-2015


Almanya Başbakanı Merkel 30 bin mülteci kabul edeceklerini açıkladı. Nobel’e aday gösterildi...

Türkiye’de var 3 milyona yakın mülteci... “Bizi niye aday göstermediler?” diye veryansın ediyoruz. Hatta Cumhurbaşkanımız el büyütüp, Nobel’i “siyasi” ilan etti ve “Nobel’iniz sizin olsun...” dedi.
Nobel ülkelerin kabul ettiği mülteci sayılarına göre veriliyor olsaydı, Cumhurbaşkanımız haklıydı... Önümüzdeki 30 yıl boyunca Cumhurbaşkanı’ndan başlayıp Tarım Bakanı’na kadar sadece Türkiye’yi yönetenlere Nobel vermeleri gerekirdi.

Gel gör ki; onun adı Nobel değil, ‘Nobel Barış Ödülü’! Hal böyle olunca aday belirlerken sordukları ilk soru: “Mülteci var mı yok mu?” değil “Barış var mı yok mu?”

Dolayısıyla değil 3 milyon, isterseniz 30 milyon mülteci kabul edin ülkenizde akan kardeş kanını durduramadığınız sürece o ödülü size asla vermezler. Çevrenizde bir tek komşunuzla “barış” içinde olmadığınız sürece, o ödülü size vermezler... Ülkenizin bir bölgesinde her gün küçük çocuklar, yaşlı kadınlar öldüğü sürece o ödülü size vermezler... Başkentinizin göbeğinde 100’den fazla insan ‘canlı bomba’lar tarafından katlediliyorken buna engel olamıyorsanız o ödülü size vermezler... İnsan cesetleri polis arabalarının arkalarına iple bağlanıp gezdirildiği sürece o ödülü size vermezler.

13 yaşında polis tarafından vurulup tam 1 yıl komada kaldıktan sonra ölen küçük bir çocuğun annesini meydanlarda yuhalattığınız için o ödülü size vermezler.

Ne ortak bir kederde ne de ortak bir zaferde buluşabilen, bu ‘birbirini bir kaşık suda boğmaya hazır insanlar ülkesini’ 13 yıldır tek başına yöneten siz olduğunuz için o ödülü size vermezler.