AK PARTİ NE MHP NE DE HDP SAYESİNDE KAZANDI    04-11-2015


Konda’nın Genel Müdürü Bekir Ağırdır’ın 1 Kasım seçim sonuçları üzerine son derece önemli bir analizi var.

Ağırdır’ın 1 Kasım’da açıklanan resmi seçim verilerine dayanan analizi bir yanlış bilgiyi düzeltiyor.

Nedir o yanlış bilgi?

AK Parti’yi tek başına yapan ne MHP’den kaçan milliyetçi oyları ne de HDP’ den kaçan Kürt oyları! MHP’den kaçan oyların AK Parti’nin aldığı oyda payı hiç yok değil... Ancak AK Parti’nin 7 Haziran’daki oyuyla 1 Kasım’da aldığı oy arasındaki farkın esas kaynağı bu değil!
Ne mi?
1- 7 Haziran’da sandığa gitmeyip 1 Kasım’da giden ve AK Parti’ye oy verenler.
2- 7 Haziran’da oyunu “diğer” başlığı altında toplanan Saadet Partisi ve BBP gibi
partilere oy verip 1 kasımda AK Parti’ye oy veren muhafazakar seçmen...

Bu bir “anket” sonucu değil... 1 Kasım’da açıklanan resmi sonuçları YSK’nın açıkladığı 7 Haziran verileriyle karşılaştırarak AK Parti oyları üzerine yapılmış son derece önemli bir analiz. Tabi burada iki önemli soru var. Birincisi, 7 Haziran’ın “küskün” AK Parti seçmenini 1 Kasım’da yeniden sandıkla barıştıran neydi? “Oy vermesek de iktidarız” rahatlığı mı yoksa o süreçte izlenen parti politikalarından duyduğu rahatsızlık mı?
Öyle ya da böyle küskün seçmenini yeniden sandığa gitmeye daha da önemlisi tekrar AK Parti’ye oy atmaya ikna etmek önemli bir teşkilat başarısıdır. Aynı şekilde en az bu kadar önemli bir diğer başarı ise 7 Haziran’da “diğer” partilere oy vermiş muhafazakar seçmeni
AK Parti’ye oy vermesini sağlamaktır. Muhafazakar seçmenin AK Parti’ye yönelmesindeki en büyük etmenin “Ülkenin başsız kalması” kaygısı olduğu kanaatindeyim. Bir başka deyişle “Muhalefete oy verirsem yine hükümet kurulmayacak. Ülke bir 3 ay daha
başsız kalacak... Bu da terörün, ekonomideki istikrarsızlığın sürmesi demek” endişesi 1 Kasım’da belirleyici etmenlerden biri oldu. Eleştirmek, itiraz etmek mümkün... Ancak 7 Haziran’dan 1 Kasım’a geçen süreçte muhalefetin uzlaşmaz tavrına bakınca buna “Haksız bir kaygı” demek mümkün mü?