MHP VE HDP İÇİN KADER ANI!    10-11-2015


AK Parti’deki “tek adam yönetimini” eleştiren MHP’li dostlar acaba kendi partilerindeki durumun farkında mı? Allah aşkına MHP’nin 1 Kasım’a girerken parti politikası ya da vaat olarak zihnimizde yer eden bir tek söylemini hatırlıyor musunuz? Ne hatırlıyorsunuz? Devlet Bahçeli şurada şöyle yaptı, buna böyle söyledi. 7 Haziran sonrası bir MHP’li vekil ile röportaj yaptım. Adamcağız son derece makul bir şekilde koalisyon şartlarını sıraladı. Bir hükümet kurulabilmesi adına ılımlı mesajlar verdi. O açıklamalar ertesi gün herkes tarafından çok beğenildi. Bir kişi hariç! Devlet Bahçeli. Hemen genel merkeze çağrılıp bir kamyon fırça yiyen MHP’li vekil apar topar beni aradı: “Öyle demek istemedim, yanlış anlaşılmış...
Düzeltme yapacağım” dedi. “Röportajın ses kaydı var, aynen bunları söylüyorsunuz isterseniz beraber dinleyelim” dedim. İstemedi. “Yanlış anlaşma oldu o halde ama başım çok belaya girdi, düzeltmem gerek” dedi. Düzeltmesini yazdım ama o gün adamcağızın Devlet Bey’in korkusuyla kanal kanal gezip kendi sözlerini kendi yalanlayışını unutamam.

Demokrasinin ekmek kadar su kadar temel ihtiyaç sayıldığı bir çağda, Amerika ile Küba’nın bile bir araya geldiği bir dünyada MHP’liler partilerinin Devlet Bahçeli’nin iki dudağı arasında can çekişiyor olduğunun farkına varmalıdır. Sultanahmet Meydanı’nda çekik gözlü turist avına çıkan canlıları saymazsanız eğer Bahçeli’nin siyaset modeli ve söyleminin bu çağın insanı ve dünyasında bir karşılık bulma ihtimali yoktur. Milliyetçiliğin her anlamda yükselişte olduğu bir dönemde, MHP’nin çöküşe geçmesinin tek açıklaması budur...
Bunu yazın bir kenara: MHP şayet Devlet Bahçeli ile devam ederse 1 Kasım barajın üstünde kaldığı son seçimdir.

Gelelim HDP’ ye...
7 Haziran’da “Türkiyelileşme”nin ödülünü alan HDP, 1 Kasım’da “PKK’lılaşma”nın bedelini ödedi. PKK ile mesafe sorunsalına rağmen halk HDP’yi bu seçimde de barajın üstünde tutarak Türkiyelileşme adına son bir şans daha verdi. İyi ki de verdi. Çünkü Türkiye’nin sadece Kürt meselesinin çözümünde değil, daha demokratik, daha adil, daha barışçıl bir ülke olabilmek adına yeni bir sol harekete ihtiyacı var. HDP “teröriste terörist” diyebilir ve sadece Kürtçü değil her manada sosyal demokrat, sol bir çizgi belirlerse bu ihtiyacı karşılayacak tek adres olabilir.