IŞİD'İN ŞAH DAMARI    17-11-2015


Paris katliamının ardından Avrupa, kapılarını Suriyeli mültecilere tamamen kapatmaya hazırlanıyor. Sebep? Güvenlik.

Suriye’deki milyonlarca insana “Ya IŞİD’e katıl öldür ya da katılma o seni öldürsün” deniyor.

Yemen’de, Irak’ta, Suriye’de patlayan bombalar artık Amerika’da, Fransa’da, İngiltere’de de patlıyor. Yıllardır Ortadoğu’da akan kanı görmezden gelen Batı’nın artık böyle bir şansı kalmadı. Batı dünyası IŞİD de dahil olmak üzere bölgede her geçen gün yükselen terörü ve sebeplerini doğru analiz etmeli.

Bugün Ortadoğu’da zirve yapan şiddetin en büyük müsebbibi “Demokrasi getiriyoruz” diyerek kimi zaman askeri kimi zaman siyasi operasyonlarla kimi zaman da istihbarat oyunlarıyla bölgedeki sosyal ve siyasi dengeleri alt üst eden Batı’dır. Hizbullah’tan, Hamas’a, El Kaide’den, IŞİD’e... Her bir terör örgütü Ortadoğu halklarına başka bir “cennet”vaat ediyor...

Peki, kendi devletleri ve Batı ne vaat ediyor? Amerika’da Müslümanlara yönelik ayrımcılık 11 Eylül’le başlamadı. Fransa’daki yabancı düşmanlığının miladı da IŞİD saldırıları değildi. Her iki terör örgütü de New York ve Paris sokaklarındaki bu damarı yakaladı ve katliamlarına “gerekçe” yaptılar. Terörle mücadelede atılacak ilk adım bu gerçekle yüzleşmektir.

Bağdat’tan Ankara’ya, Paris’ten New York’a kadar uzanan terörün şah damarı IŞİD değil sokaklarda yükselen radikalizmdir. Radikalizmi uçaklardan bomba yağdırarak ya da kıtalararası demokrasi ihracatı yaparak önleyemezsiniz. Nasıl mı önlersiniz? G-20 sonuç bildirgesine bu ifadeyi yazarak mesela: “İnsanları kimliğine bakıp ‘potansiyel terörist’ ilan etmeyeceğiz, kapıları yüzüne kapatmayacağız, çocuklarımızı korumak için çocuklarını kumsallarda ölüme terk etmeyeceğiz...”