BEN BU KURŞUN SESİNİ NERDE OLSA TANIRIM    29-11-2015


İstanbul’un göbeğinde bir kaldırımda yüzüstü yatıyordu cesedi...

Gazeteden çıkıp yürümeye başladığı sırada kahpece yaklaşıp, ensesinde vurmuşlardı.

Oracıkta can vermişti. Gazeteci Hrant Dink ömrünü doğup büyüdüğü ve “vatanım”

dediği bu topraklarda “kardeşçe” yaşamaya adamıştı.

İzin vermediler.

Yine bir ceset, yine yüzüstü yatıyordu, bu sefer Diyarbakır’ın göbeğinde...

Yangın yerine dönmüş bir coğrafyada

“Bu topraklarda artık silah sesi duymak istemiyoruz”

diye haykırırken ensesinde vurulmuştu. Oracıkta can verdi.

Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi ömrünü doğup büyüdüğü ve “vatanım”

dediği bu topraklarda “barış” içinde yaşamaya adamıştı.

İzin vermediler.

Tahir Elçi, suikasta mı uğradı, çatışmada arada kalıp “kaza kurşununa”

kurban gitti henüz bilmiyoruz.

Ama bildiğimiz bir şey var! Türk, Kürt, Ermeni fark etmiyor...

Nerede doğduğuna, kim olduğuna bakmıyorlar...

Barış isteyeni, “kardeşlik” diyeni vuruyorlar.

Ve farkında mısınız “en iyilerimiz yüzüstü yatıyor hep katledildiklerinde...*”

Böyle bir dünyayı görmesinler zaten.


*Sinem Sal.