TÜRK TİPİ PARLAMENTER DEMOKRASİ    29-03-2016


Parlamenter demokrasiyi kitabi
terimlerle değil, sokak diliyle anlatalım...
Efendim, halk sandığa gider,
kendisini temsil edecek vekili seçer.
Ülkeyi yönetmesini istediği partiyi seçer.
Memleketi yönetme yetkisi
en çok oy alan partiye ve liderine verilir.
Bu kişiye başbakan denir. Halk tarafından
seçilen başbakan belirli aralıklarla yapılan
seçimlerde hesabı yine halka verir.
Yasama kurumu Meclis’tir.
Yargı kurumu mahkemelerdir.
Ve her ikisi de erkler ayrılığı
prensibi gereğince bağımsızdır.
Bu arada bir de sembolik yetkilere sahip
cumhurbaşkanı vardır. Onay makamıdır...

Türkiye’nin resmi yönetim
biçimi parlamenter demokrasi.
Halk sandığa gidiyor...
Kendisini temsil edecek
vekili seçiyor mu?
Seçmiyor!
Kim seçiyor?
Siyasi parti genel başkanları.
Kendisini yönetmesini
istediği partiyi seçiyor mu?
Seçiyor!
Ülkeyi o parti yönetiyor mu?
Yönetmiyor.
Neden?
Çünkü aynı halk, ülkeyi yönetsin diye
bir de cumhurbaşkanı seçiyor.
Hal böyle olunca tarih boyunca gezegenimizde
hiçbir parlamenter sistemde
eşi benzeri görülmemiş bir durum ortaya çıkıyor:
Memleketi cumhurbaşkanı yönetiyor,
başbakanlıksembolik bir makam oluyor.
Geçtik...
Türkiye’de yasama organı bağımsız mı?
Değil.
Yargı bağımsız mı?
50 yıldır değil.

Türkiye’deki başkanlık sistemi
Amerika’dakine mi benzeyecek yoksa
hiçbirine benzemeyip, 
“Türk tipi başkanlık sistemi”mi
olacak, muamma...
Ama Türkiye’nin bugünkü resmi yönetim biçimi olan
“parlamenter demokrasinin” parlamenter demokrasiden
başka her şeye benzediği çok net.
Ne getirirseniz getirin kardeşim...
Krallık getirmediğiniz sürece bugünkünden kötü olmaz.