“ELLERİNİ KESİP ÇÖP POŞETİNE KOY VE YAK”    13-04-2016


20 yaşında bir kıza tecavüze yeltenen,
kız direnince tecavüz edemediği bedeni
parçalara ayırarak yakan bir pislikten kurtuldu dünya.
Özgecan Aslan’ı katleden pisliğin ölümü üzerine edilecek
bundan gayrı sözüm yok aslında.
Ancak Türkiye öyle garip bir ülke ki, insanı zorla söyletiyor!

Suphi Altındöken’in cenazesi dün gömülmek üzere Tarsus’a getirildi.
Kabul edilmedi. Tekrar Adana’ya gönderildi.Orada da kabul edilmedi.
Bu sefer annesinin köyüne götürüldü. Muhtar “Buraya da gömemezsiniz”
diyerek mezarlığın kapısını kilitledi. Çaresiz anne “Oğlumu çöpe mi atayım?” diye
ağlayarak feryat edince Türkiye bu soruyu tartışmaya başladı.

“Ellerini kesip çöp poşetine koy ve yak” diyen oldu.
“Çöp bile kabul etmez böyle bir caninin bedenini” diyen oldu.
“Çöpe değil lağıma at” diyen oldu.
“Toprak kabul etmez böyle pisliği” diyen oldu.

Söz konusu böyle bir caninin leşi olunca ne yalan söyleyeyim
ardından kim ne derse desin ayıplayamıyorum.
Fakat oğlunun canı cehenneme, ortada bir anne var.
Bir canavardan ölüsüyle intikam almaya çalışırken
bir ananın dirisine zulmettiğinizin farkında mısınız?

Özgecan’ın katili geberdi gitti.
İşlediği suçun cezasını bu dünyada çekemedi
umarım öbür dünyada fazlasıyla çeker.
Ama ceset cezalandırma, cenazeye eziyet çektirme
Ortaçağ’da kaldı sanıyorduk!
Ölüyü gömdürmemek nedir yahu?
Katillerin, sapıkların cezasını analarına zulmederek mi vereceğiz artık?
Ayrıca bırakın bu “Toprak bile kabul etmez” filan laflarını...
Toprak kimleri kabul etti, liste yaptırmayın.

Allah kimseyi evladıyla sınamasın kardeşim.
Hiç kimse de çıkıp “O yetiştirdi, onun da suçu var” filan deyip
çaresiz bir anneyi linç etmeye kalkmasın.
Yazıktır.