BİR SERDAR KURTULUŞ HİKAYESİ...    24-04-2016


Türkiye dün Beşiktaşlı Serdar Kurtuluş'un Manisa'da
yedek 
kulübesinden döktüğü gözyaşlarını konuştu.
İçinde Manisa ve Serdar Kurtuluş geçen enteresan bir hikaye anlatayım size...


“2007/2008 sezonu İnönü'de Vestel Manisa ile oynuyoruz.
Ben hemen Beşiktaş yedek kulübesinin üstünde numaralı tribündeyim.
Serdar Kurtuluş da yedek.
Maçın başlama vuruşundan önce Serdar yedek kulübesindeki
yerini  
almak için yaklaşırken; “Serdar” dedim 
boynumdaki siyah-beyaz atkımı ona fırlattım.

Atkıyı aldı nisan ya da mayıs ayındaki o sıcak havadaki maçta
boynuna doladı ve bir Metin Oktay selamı yaparak elini
kalbine götürdü ve "Eyvallah" dedi.


90 dakika bitti.
Ben sırtım sahaya, yüzüm tribüne dönük setin üstünde oturup
goy goy yaparken sırtıma bir el vurdu.
Döndüm baktım Serdar Kurtuluş.
"Atkıyı sen mi vermiştin bana?" dedi.
Şaşkınlıkla "Evet" dedim.
Formasını bana verdi.
"Bu da benden sana olsun" dedi.
Yüzümde bir tebessüm Dolmabahçe yoluna doğru yürümeye başladım.
Yanıma bir çocuk geldi. Yaşı 7, bilemedin 8...
Artık bakımsızlıktan mı yoksa vitaminsizlik ve
yoksulluktan mı bilinmez pek ufak tefek duruyordu görüntüsü.


"Elindeki kola bittiyse tenekesini alabilir miyim?"
dedi.
Maç sonu bira ve kola tenekelerini topluyordu.
"Hangi takımlısın sen?" dedim.
"Beşiktaşlıyız tabii ki abi, ayıp ediyorsun" dedi.
Elimde duran Serdar Kurtuluş'un bana verdiği formayı ona uzattım.
Hemen üstüne giydi. Ayaklarına kadar uzandı forma.
Beşiktaş formalı yürüyen bir kafa oldu ve uzaklaştı gözden.


Yıllar sonra Vodafone Arena açılışında Beşiktaş'ta yürürken
kağıt toplayan bir çocuk gördüm. Üstünde 2007/2008 sezonu
o çubuklu forma ve arkasında Serdar Kurtuluş yazıyordu.


Dedim “Bu çocuk o çocuk mu acaba?”
Vardım yanına gittim. Formanın beyaz yerleri kirden
simsiyah olmuş ve baskıları yer yer kopmuştu.
"Forman güzelmiş nereden aldın?" dedim.
“Abi bana sen vermiştin, seni hatırladım" dedi.


Hala cılız ve çelimsizdi. Sonra ekledi:
"Ben o gün bana sorduğunda Beşiktaşlıyım demiştim ama
elindeki kutuyu vermezsin diye sana yalan söyledim.
O günden sonra Beşiktaşlı oldum harbiden"
dedi.


Belki kaderi değişmemiş bu genç arkadaşımızın geçen 8 yılda
hala imkansızlıklar içinde ama hepimiz gibi o da şampiyonluk bekliyor.


Yüzünde kocaman bir gülümsemeyle
"Şampiyon muyuz abi bu sene?" dedi.
"Şampiyonuz tabii ki" dedim, şampiyonuz...


Zordur Beşiktaşlı olmak; dünyada Türk olmak gibidir Türkiye'de Beşiktaşlı olmak.
Ama önce insan olmak...
Şeref'inle oyna Hakkı’nla kazan!”


NOT: Yukarda okuduğunuz hikaye Ozan Durmaz’a ait.
Hikayesinden haberim olunca Ozan’ı aradım.
“Hikayeni yazıyorum, adını vereyim mi?” dedim.
“Benim adımın bir önemi yok, Beşiktaş öne çıksın yeter” dedi.