“TRABZON SENİN ARKANDA!”    26-04-2016


Trabzon’da önceki gece yaşanan futbol terörüne dair
başta  Trabzonspor Başkanı olmak üzere futbol kamuoyunun
neredeyse tamamı “provokasyon” diyor.
Bir lise öğrencisinin uçarak sahaya atlayıp
hakem tartaklaması de ki provokasyon!
Peki, rakip takımın dünyaca ünlü yıldızının
formasını alan taraftara tribünde meydan dayağı çekmek ne?
Ulubatlı Hasan misali Trabzon stadının bayrak direklerine tırmanıp
sanki düşman ülke bayrağı indirircesine Fenerbahçe bayrağını sökmek ne?
Tribündeki direği yıkıp, koltukları parçalayıp sahaya fırlatmak ne?

Trabzon’da son 1 yılda yaşanan bu üçüncü vahim futbol vakası.
Otobüs kurşunlandı, o da mı provokasyondu?
Hakemi odasına kilitlediler, o da mı provokasyondu?

Sorun “İbrahim Hacıosmanoğlu” dediler.
Al işte gitti Hacıosmanoğlu!
Ne değişti?
Karnınızdan konuşmayın kardeşim: Trabzonspor’un sorunu
ne başkan ne yönetim ne para-pul ne de başka bir şey...
Trabzonspor’un en büyük sorunu kendisine sözüm ona Trabzonsporlu diyen
fakat Trabzon’un o asil, mert, delikanlı insanıyla zerre alakası olmayan futbol teröristleridir.

Onur Kıvrak gibi bir beyefendi sporcu “Ben bırakıyorum” diye isyan ediyorsa,
Erkan Zengin “Ne olur beni oyuna alma hocam” diye yalvarıyorsa,
Bosingwa’dan Cardozo’ya, Malouda’dan, Mbia’ya
dünyanın en kaliteli futbolcuları  dünyanın başka yerinde topla dans ederken
Trabzon’a gelince ayakları titriyorsa oturup bir düşünün: Niye?

Hakem döven o taraftar karakol çıkışında
“Helal olsun sana... Trabzon senin arkanda...” sözleriyle uğurlandı adliyeye.
Trabzon’u bu hasta zihniyetten temizlemeden Trabzonspor’dan başarı beklemeyin.

Yeri gelmişken, şunu da söyleyelim:
Türkiye’deki futbol terörünü Trabzon’dan ibaret sanma gafletine düşmeyin.
Unutmayın, Trabzonlular stat yakmadı.
Sahaya inip plastik sandalyeyle güvenlik görevlisi kovalayan da,
polis arabasını ters çevirip ateşe veren de Trabzon seyircisi değildi.
Şeref tribününde rakip takımın yöneticilerine meydan dayağı çeken de...