DÜŞÜK PROFİLLİ BAŞBAKAN ARANIYOR!    06-05-2016


“Güçlü cumhurbaşkanı - güçlü başbakan” olmadı,
güçlü cumhurbaşkanı - düşük profilli başbakan formülünü deneyeceğiz.
Böyle saçmalık olur mu yahu?
Ayrıca bu nasıl bir hakarettir?
Kim çıkıp da “Ben düşük profilli biriyimdir” der?
Kaldı ki dünyanın en düşük profilli adamını bulup
o koltuğa oturt, 2 gün sonra
“Biz burada bostan korkuluğu muyuz?” diye tribe girer.
İETT’ye otobüs şoförü aramıyorsun,
Türkiye Cumhuriyeti’ne başbakan arıyorsun.

“Yeni Davutoğlu kim olmalı?” diye soruyorlar.
Yanlış soru.
Esas soru: “Türkiye’yi yüzde 50 oy almış
cumhurbaşkanı mı yoksa yüzde 50 oy almış başbakan mı yönetmeli?”
dir.

“Başbakan yönetir kardeşim” diyen muhalefetin
ne yazık ki Meclis’te dekor vazifesi görmekten öte bir vasfı da yaptırımı da yok.
Bu fikirdeki AK Partililerin de Saray’a çıkıp bunu anlatacak cesaretleri yok.
Yok, Türkiye’yi cumhurbaşkanı yönetecekse ki şu an için en gerçekçi çözüm budur;
ülkeyi daha fazla krize sokmadan başkanlık sistemine geçmek şarttır.
AK Partili değilim. Erdoğan'cı filan hiç değilim.
Aksine Tayyip Erdoğan’ın icraatlarına dair tüm eleştirilerimin
ve itirazlarımın sonuna dek arkasındayım. 
Ancak ortada bir gerçek var: Türkiye bu şekilde yönetilemiyor.
Bugün Davutoğlu yarın başka biri...
Türkiye’nin bugün yönetim biçimi olan bu defakto başkanlık sistemi
devam ettiği sürece Cumhurbaşkanı’nın damadını değil
öz oğlunu başbakan yapsanız nafile; az çok aynı kriz yaşanır.

Unutmadan...
Binali Yıldırım, Bekir Bozdağ ve Berat Albayrak
isimlerinden yola çıkarak Davutoğlu’nun koltuğuna
bu “3B”den birinin oturacağı söyleniyor.
İtiraz ediyorum!
Madem içinde “B” olan biri aranıyor,
bu hak ya Bahçeli’nindir ya da Baykal’ındır.
Elinizi vicdanınıza koyup söyleyin:
AK Parti’nin 14 yıldır tek başına iktidarda kalmasında hangisinin emeği daha fazla?
O “3B”nin mi yoksa bu “2B”nin mi?