MAHKEME KAPISINDA CAN PAZARI    07-05-2016


Gazeteci Can Dündar’a dün Türkiye’nin
en büyük adalet sarayının kapısında silahlı saldırı düzenlendi.
Güpegündüz...
Çok değil üç kişi toplanıp şarkı söylemeye kalksan
anında polisin müdahale ettiği ülkemizde adliye kapısında
gazetecilere ateş eden saldırgana ilk müdahaleyi yapmak
Can Dündar’ın eşi Dilek Dündar’a ve CHP Milletvekili Muharrem Erkek’e kaldı.
Sürekli Ogün Samast’lar “yetiştiren” bir iklimde
bunun adı ihmal filan değil, düpedüz utanmazlıktır.

“Can Dündar başka ülkede olsa çoktan öldürülürdü” diye haber yapıldı bu ülkede...
“Can Dündar ve Erdem Gül fazla ortalarda dolaşmasın vatandaş
hakimler kadar anlayışlı davranmayabilir”
diye köşe yazısı yazıldı bu ülkede... 
Açık söyleyin: Can Dündar hedef gösterildi, tehdit edildi,
hapse atıldı yetmedi şimdi öldürülmesi mi bekleniyor?

Can Dündar ve Erdem Gül cezaevinden çıktığı gün çok mutlu olmuştuk.
Ne yalan söyleyeyim dün “Acaba cezaevinde daha mı güvendeydiler?” diye geçirdim aklımdan. 
Ve inanın bunu düşünen tek gazeteci de ben değildim.

Devletin vatandaşına karşı en temel iki sorumluluğu adaleti ve güvenliği sağlamaktır.
Umarım dünkü saldırıdan devletimizi yönetenler bir ders alır.
Zira mahkeme kapısında insanların canına kastedilen bir ülkede
ne adalet kalır ne güvenlik ne de devlet!