FEDA!    08-05-2016


Ölüm döşeğinde adama boşanma davası açan gördük...


Sevdiğinin 40’ı çıkmadan başkalarını seven gördük...


Bebek’te otoparkçılar kocasını boğazlarken yere düşen güneş gözlüğünün peşine düşen gördük...


Kocası dünyanın bir ucunda ayaklarından zincirlenip cezaevlerini gezdirilirken Kıbrıs’ta konser verip “Eller havaya” diyen gördük...


Dün ise başka bir şey gördük!

Kocasının yüzüne silah dayayıp ateş edenin önüne atlayan, sevdiğinin canına kast edenin gırtlağına yapışıp sürükleyen gördük.

İşte bu dedik!

Gördüğümüz sadece Can Dündar’ın eşi değildi, çok yakından tanıyorduk bu “kadın”ı: Evladı yaşasın diye can veren Hatice Anne’ydi o, kardeşi ölmesin diye böbreğini paylaşan Sezer Abla’ydı, mayına basıp, kurşuna göğüs germe pahasına torununu hastaneye yetiştiren Makbule Teyze’ydi...


Dilek Dündar’a teşekkür etmesi gereken sadece biricik eşi Can Dündar değil.

Hepimiziz.

Bize bizi “adam” eden, “insan” kılan yaşam kaynağımız o güzelim ruhu tekrar hatırlattığı için...


Nefret çölüne dönmüş bu topraklarda hala tomurcuk yeşeriyor, çiçek açıyorsa bu memleketin mert, yürekli ve “Feda” demiş güzel ruhlu kadınları sayesindedir.

İyi varsın Dilek Abla.

İyi ki varsınız...