BAHÇELİ NE DEMEK İSTEDİ?    10-05-2016


"Eğer ihtiyaç hasıl olursa, düne kadar hükümete verdiğimiz
fiili destek hukuki bir boyut alabilir..."
Bu sözlerin sahibi düne kadar hükümete “vatan haini, soyguncu, hırsız...”
aynı hükümetin sahibi olan partinin kurucusuna da “diktatör”
benzetmesi yapan Devlet Bahçeli’den başkası değil.

Madem Devlet Bahçeli’nin hükümete böylesine destek veresi vardı
niye 7 Haziran seçimleri sonrası koalisyon kurmamakta diretti?
O meşhur olmazsa olmaz 4 ilkeden niye şimdi taviz veriyor?

En çok da Tuğrul Türkeş’e “AK Parti’ye geçti” diye bir kamyon
hakaret eden MHP’li arkadaşların hükümete “fiili ve hukuki”
destek verirken yüzlerindeki ifadeyi merak ediyorum.

Bütün bunların üzerinden daha 1 yıl bile geçmedi...
Ne değişti?
Aslına bakarsanız değişen tek bir şey var:
Devlet Bey’in oturduğu koltuktaki rahatı.
Düşünün ki terörle mücadelenin en yoğun yaşandığı
1 Kasım seçim sürecinin sonunda MHP’nin oy patlaması yapması beklenirken,
Bahçeli’nin hataları yüzünden parti az kalsın barajın altında kalıyordu.
Hal böyle olunca parti içi muhalefet harekete geçti.
Muhaliflerini “ajan, hain, vesaire...” ilan ederek koltuğunu
muhafaza edebileceğini düşünen Devlet Bey’in son hamlesi;
17-25 Aralık sonrası paralelin temizlenmesiyle Yargı’da oluşan AK Parti gücünü arkasına almak.

Bahçeli, Meclis’te AK Parti’nin başkanlık sistemi ya da en azından
partili cumhurbaşkanlığı projesinin önünü açacak.
Karşılığında ise muhaliflerini “hukuken” bertaraf ederek koltuğunu koruyacak.
Plan bu.
İşler mi?
Onu hep beraber göreceğiz.

Daha önce de yazdım...
Başkanlık sistemine karşı filan değilim.
Türkiye zaten defakto bir başkanlık sistemiyle yönetiliyor.
Aksine anayasal olarak bugünkü sistemin tanımlanması
ve sınırlarının belirlenmesinden yanayım.
Ben neye mi karşıyım?
Şöyle arz edeyim...
Kamuoyu anketleri diyor ki: “Yarın seçim olsa AK Parti yüzde 60’a yakın oy alır.”
Aynı fikirdeyim.
Peki, yarın seçim olsa Bahçeli’nin başında olduğu MHP barajı geçer mi?
Karşı olduğum budur;
Alparslan Türkeş’in kurduğu Türk siyasetinin
en köklü kurumlarından birinin göz göre göre bu hale getirilmesi...