TOPRAKLARI VATAN YAPAN...    28-07-2016


Kahraman Astsubay Başçavuş Ömer Halisdemir’in
destansı hikayesini bilmeyen yok.
Ama bir kez de ben yazayım...
Silopi’de görevde bulunan Özel Kuvvetler Komutan Yardımcısı
Tuğgeneral Semih Terzi 15 Temmuz sabahı ısrarla
komutanı Zekai Aksakallı Paşa’yı aradı.
“Kayınpederimin durumu kritik Ankara’ya gelmek istiyorum” dedi.
Paşa, normal zamanlarda makul karşılayacağı bu talepten şüphelendi.
Zekai Paşa için tuhaf gelen başka olaylar da vardı.
Zekai Paşa, o günü yakın arkadaşlarına şöyle anlattı:
“Ben, son bir yıldır, düğüne bayrama gitmiyorum.
Ancak kanser tedavisi gören bir arkadaşımızın düğünü vardı.
Bana da görev verdiler. ‘Komutanım, sizden başka
kıdemli kimse yok. Genelkurmay adına hediye çekini
siz takdim eder misiniz?’ dediler. Doğrusu tuhaftı.
Hızlıca protokol görevini yapıp çıktım.”

Zekai Paşa’nın makam aracı, AK Saray’a giden
yol üzerinde darbeciler tarafından sıkıştırıldı.
Atlattılar ama Zekai Paşa, o gece bir kalkışma olduğunu,
Özel Kuvvetler Karargâhı’nın da ele geçirilmek istendiğini
öğrenir öğrenmez önce karargâhtaki nöbetçi subaylara ulaşmaya çalıştı.
Zekai Paşa, karargâhı aradığında, şok bir cevapla karşılaştı.
Darbeci General Terzi, “Ben oraya geliyorum.
Kışlanın emniyetini sağlayın, içeriye komutanlardan kimseyi almayın,
gerekirse ateş edin”
emrini vermişti.
İşte o andan itibaren yaşananları Zekai Paşa gözyaşları içinde şöyle anlattı:
“Başçavuş Ömer Halisdemir'i aradım, Ömer benim koruma astsubayımdır.
Ömer’e, Sana, vatanımız ve milletimiz adına tarihi bir görev veriyorum.
Tuğgeneral Terzi vatan hainidir, isyancıdır. Onu, karargâha girmeden öldür!
Bunun sonunda şehadet var. Biliyorsun seninle 20 yıllık beraberliğimiz var.
Hakkını helal et”
dedim. Ömer Başçavuş, “Baş üstüne komutanım,
hakkım helal olsun. Siz de helal edin”
dedi.
Bu sırada darbeci general Terzi etrafında 10 kişilik koruma ekibiyle
helikopter pistinden karargâha yürüyordu. Tam karargâh binasının girişinde
ÖKK Koruma Astsubayı Başçavuş Ömer Halisdemir tarafından durduruldu.
Ömer Başçavuş namlusuna mermiyi sürdüğü tabancasını çekti darbeci
Terzi’yi alnından vurdu. Neye uğradığını şaşıran darbeci katiller
Ömer’i başına ve vücuduna isabet eden 30 kurşunla şehit ederken
tarih bir kahramanın daha doğuşuna şahitlik ediyordu: Ömer Halisdemir.


Özel Kuvvetler’deki bu hadise 15 Temmuz’daki
FETÖ darbe girişiminin önlenmesinde hayati rol oynadı.
Kahraman Başçavuş Ömer şehit düşerken vatanına görevine yerine getirdi.
Şimdi görev sırası bizde... Nasıl ki bizler Seyit Onbaşı’nın,
Asteğmen Kubilay’ın hikayeleriyle büyüdüysek bizden sonraki nesiller de
Ömer Başçavuş’un hikayesiyle büyümeli. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’dan,
Başbakanımız Binali Yıldırım’dan millet adına talep ediyoruz:
Üçüncü Köprü’nün mü adı değişir, Taksim Meydanı’nın mı yoksa
Üçüncü Havalimanı’nın mı bilmem ama Ömer Halisdemir ismi yaşatılmalı.
Hatta okul kitaplarına girmeli. “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır.
Toprak, uğrunda ölen varsa vatandır”
diyor ya şair...
Unutmak ne kelime, bu toprakları vatan kılan kahramanların adları herkesin aklına kazınmalı.