UZLAŞI KISA SÜRMESİN!    28-08-2016


1 Eylül’deki Adli Yıl açılışına daha önce katılacağını duyuran CHP

ve Barolar Birliği dün fikir değiştirdi ve “Katılmayacağız” dedi.

Gerekçe: Açılışın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılmasının yargı

bağımsızlığını zedeleyeceği...



Cumhurbaşkanlığı Külliyesi herhangi bir siyasi partinin “binası” değil.

Açın bakın arşivi, AK Saray’la ilgili geçmişte onlarca eleştiri yazdım.

Ama kusura bakmayın, 15 Temmuz günü kapısının savaş uçaklarının

onlarca insanımızı şehit ettiği bir yere ben artık “siyasi bir mekan” demem, diyemem.

Bu, benim fikrim elbette, kimseyi bağlamaz. 

Kaldı ki ben de tam olarak bundan bahsediyorum, Külliye konusunda

benim gibi düşünmeyenlerden!



Madem “Gün ayrışma değil, birleşme günü” diyoruz, madem

“Sen ben yok biz varız” diyoruz, madem “Mevzu partiler değil vatan”

diyoruz o halde bundan böyle hiçbirimizin “Bana göre böyle sana göre öyle”

diyerek bildiğini okuma lüksü yoktur.

Hele ki devleti yönetenlerin hiç yoktur!

Adli Yıl açılışını Külliye’de yapmak yargı bağımsızlığına zarar verir mi

vermez mi tartışılır. Ama bu ülkede yıllar sonra yakaladığımız uzlaşı

ortamını bozarak Yenikapı Ruhu’nu zedelemenin Türkiye’ye vereceği zarar tartışılmaz.

Hal böyleyken hiç kimsenin bunu bu ülkeye yapma hakkı yoktur.


Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi sonrası Beştepe’ye çıktı.

Ardından Cumhurbaşkanı’nın Yenikapı davetine icabet ederek uzlaşı

yönünde önemli bir adım attı.


Aynı şekilde Feyzioğlu da 15 Temmuz sonrası Erdoğan’la yaptığı görüşmenin

ardından “FET֒yle mücadelede devletimizin arkasında saf tutuyoruz” diyerek

“Siyaset bir yana vatan bir yana” diyerek aynı uzlaşıya ve milli duruşa katkı sağladı.



Şimdi her ikisi birden aynı endişeyi paylaşıyorsa “Size göre öyle bize göre değil”

diyerek sırtınızı dönemezsiniz.

Kaldı ki dönmemelisiniz de.


15 Temmuz FETÖ darbe girişimi bertaraf edilmesinde en büyük pay,

o gece cep telefonundan yaptığı konuşmayla halkı sokaklara çıkaran

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım’ın...


Umarım toplumsal uzlaşının bozulmaması için o günden bu yana büyük gayret

gösteren Erdoğan ve Yıldırım, bu birlik-beraberlik tablosunun bozulmasına izin vermezler.

Ne bu 1 Eylül’de ne de başka bir eylülde...