YİNE Mİ REFORM?    07-10-2016


Bizim zamanımızda
ilkokula başlama yaşı 7’ydi. Benim ilkokula başlamama 1 yıl kala
milli eğitim bakanı değişti. Yeni bakan eğitim sisteminde reform yapıp,
6 yaşındakilerin de okula başlamasının önünü açınca kendimi 1 yıl erken
siyah önlükle sırada otururken buldum. Bu milli eğitimden yediğim ilk kazıktı.

Ortaokul yıllarımı birkaç ufak “reformla” çiziksiz atlattım.
Liseye başladığım yıl hükümet değişmiş, hükümet değişince haliyle
milli eğitim bakanı da değişmişti.
Yeni milli eğitim bakanı bugüne kadar gelen her
milli eğitim bakanı gibi maalesef “eğitimde reform” kararı alacaktı.
Eğitim reformundan bizim jenerasyonun kısmetine bu sefer
“kredili sistem” diye bir garabet düşmüştü.
Gel gör ki, liseye girdiğim yıl başlayan kredili sistem benim
liseyi bitirmemi dahi göremeyecekti. Çünkü lise son sınıfa geldiğimde
milli eğitim bakanı yine değişecek yeni gelen bakanın eğitimdeki ilk reformu
kredili sistemi kaldırmak olacaktı!

Kredili sistemi getiren reformla götüren reform arasında kalmıştık. Ve bir türlü
anlayamıyorduk: Bu meretin gelişi mi yoksa gidişi mi daha büyük “reformdu”?

Bu kadar da değil.
Bugün 4 yıl olan lise eğitimi bizim zamanımızda 3 yıldı.
Fakat her ne hikmetse bizim jenerasyon liseyi 2 buçuk yılda
bitirmişti ve nasıl olduğunu okul müdürü dahil hiç kimse anlamamıştı.

Neyse...
Biz liseyi bitirdik ama milli eğitimdeki bu “reformist”
hareket bir türlü bitmek bilmedi.
Her gelen bakanın eğitimde reform yapmaya kalkması sonucu
adeta “yalama” olan milli eğitim, reform tutmayacak hale geldi.

Önceki gün milli eğitimde yeni “reform paketi” açıklandı.
Saydım...
AK Parti iktidarları döneminde 6 kez eğitimde “reform paketi” açıklanmış.
Peki, aynı AK Parti iktidarları döneminde kaç milli eğitim bakanı gördük?
6.

Başka sorum yok.
Naçizane bir tavsiyem var: Milli eğitimi siyasetçilerin ulaşamayacağı yerde saklayınız.