KONUŞMANIN SUÇ OLDUĞU BİR EĞİTİM SİSTEMİ    25-11-2012


Okul hayatım boyunca konuşmaktan çok çektim ben...
İsmim kara tahtadaki ‘konuşanlar listesinden’ bir an bile eksik olmadı...
Adımın yanındaki çarpılar ise cabası...

Şimdi öyle mi bilmiyorum ama benim zamanımda
sınıfta ‘konuşmak’ yasaktı!
Ne yanındakiyle, ne önündekiyle, ne de arkandakiyle...
Hiç kimseyle konuşamazdın!
Hadi öğretmen sınıftayken,
ders anlatıyorken konuşmamayı bir yere kadar anlarım da
öğretmen yokken, ders boşken neden konuşamazdık?

Yahu düşünsenize...
Ders boş, ortada öğretmen yok,
45 dakika boyunca ne yapacaksın?
Ne yaparsan yap; ama
konuşmayacaksın!
Çocuk aklıyla düşünemiyor insan...
“Böyle suç mu olur kardeşim?” diyemiyor.
Bırak insanı, odun koysan sıranın üzerine ve 45 dakika aynı zulmü yapsan bir süre sonra sıkıntıdan
kendi kendine yanmaya başlar!

Konuşmanın yasaklanmasının getirdiği bir başka handikap
daha vardı kişiliklerimizde derin izler bırakan...
Arkadaşını gammazlamak, ispiyonlamak bir meziyet haline dönüşür ve bunu en iyi icra eden
ödüllendirilip sınıf başkanı yapılırdı.

İstisnalar dışında sınıfın genellikle en karaktersiz, arkadaşlarını
jurnallemeye en müsait tipi olarak sınıf başkanı tahtanın başına geçer, isimleri yazardı.
Gammazladığı arkadaşları
sadece konuştukları için cezalandırılırken o
‘Görevini yerine getirmiş bir profesyonel’ olmanın haklı gururunu yaşardı!
Size tavsiyem şudur:
İlkokulda sınıf başkanlığı yapmış tiplerden iş hayatında mümkün mertebe uzak durun!

Pazar pazar bu mevzuya neden takıldığıma gelince...
Siyasetçilere “Neden eleştiriye tahammülleri yok?” diye kızıyoruz ya hani...
Aslında sadece siyasetçilerin değil, hiçbirimizin yok!
Çünkü bizler daha ilkokul sıralarından başlayarak konuşmaya dolayısıyla diyaloğa-tartışmaya
kapalı bireyler olarak yetiştiriliyoruz.
‘Konuşmak’ ancak başkalarının uygun gördüğü zamanlarda ve konularda mümkün
bir fiil olarak öğretiliyor bize...
Neden mi?
Çünkü biz okullarda idarenin şakşakçıları yetişsin istiyoruz...
İsyankar bireyler değil!
Maalesef eğitim sistemimiz amirini rahatsız etmeyen, ona itaat eden memur yetiştirmek üzerine kurulu...

Bu sistemi değiştirmediğiniz sürece okullarda değil süt, damızlık inek dağıtsanız nafile!