KİMİ ŞİRİNCE’YE KİMİ ULUDERE’YE...    09-12-2012


“Yanlış istihbarat” dediler. Yanlış istihbaratı kimin verdiği, hiçbir zaman bulunamadı.

“Meclis, araştırma komisyonu kuracak” dediler. Kuruldu...
Milletvekilleri, toplanıp Uludere’ye gitti. Bombalama görüntülerini seyrettiler.
Ülke o kadar kutuplaşmıştı ki
4 kişi aynı görüntüyü seyredip 4 farklı sonuç çıkarmayı başardı.

“Sorumlular hakkında soruşturma başlatıldı” dediler. 1 yıl geçti aradan...
“Sonuç?” dedik. “Uludere’de kendi vatandaşını terörist sanıp
bombalayan jetlerin komutanı şeref madalyası aldı”
dediler.

“Onlar da kaçakçılık yapmasalardı kardeşim” dediler.
Bir İbrahim Tatlıses çıkmadı ki Hakkari’den
“Fabrika kurdunuz da çalışmadık mı, iş verdiniz de gitmedik mi?” desin...
Sağ kurtulan tek köylü Servet Encü cevap verdi:
“Babam yapmasa ben yapmak zorundayım, ben yapmasam çocuğum yapmak zorunda...
Buralarda yaşamak istiyorsan kaçakçılık yapmak zorundasın...”

Oysa o kadar zor değildi...
124 bin tane 1 TL vermek yerine 1 tane özür dilemek yeterliydi.
Mesele, yitirilen 34 canın yasını, sadece Uludere’de değil, Etiler’de, Çankaya’da, Alsancak’ta da tutabilmekti...
Eskiden olduğu gibi bir acıya hep birlikte üzülebilmekti...

Geç mi? İnanın hala değil!
Birinci yıldönümünde kendi ülkesinin jetleri tarafından bombalanarak can veren
34 insanı saygıyla anıp, arkalarından hep birlikte üzülebilmek için...
21 Aralık’ta Şirince’ye gitmezseniz eğer...
28 Aralık’ta Uludere’ye bekleriz!