ŞEREF MADALYASI    11-12-2012


Asker kahpe pusularda can verirken komutan tatil köylerinde saltanat sürmez.

Kimin düşman, kimin dost olduğunu bilmeyen adamla savaşa girilmez.
Bilhassa teröristle köylüyü, köylüyle teröristi ayıramayacak derecede olanla hiç girilmez!

Kendi evladının eline pimi çekilmiş bomba veriyor musun?
Hah işte başkasının evladına da verilmez!

‘Vatan borcu’ diye askere gelen çocuğa hanımının altın gününde
özel garsonluk yapma görevi verilmez. Akrabanın evi taşıtılmaz!

Boru ile silahı, kağıt parçasıyla belgeyi ayırt edemeden konuşulmaz!

Komutan, suç işleyen adama ‘iyi çocuktur’ deyip kefil olmaz.

1 değil 5 değil 10 değil... 25 askeri-yani evladı-elim bir kazada şehit olmuşken kendisine
karşılama merasimi yaptırmaz...
Halı-kilim hediye ettirmez!

Bunları niye yazıyorum biliyor musunuz?
Genelkurmay dün bir açıklama yaptı.
Dediler ki “O generale şeref madalyasını yönetmelik gereği verdik.”
Hangi generale?
Uludere’de 34 vatandaşımız kazara bombalandığında,
Suriye’de jetimiz düşürüldüğünde hava kuvvetleri komutanı olan generale...

Yönetmelik gereği kahraman olunuyor mu?
Şehit olunuyor mu?
Gazi olunuyor mu?
Peki, nasıl şerefli olunabiliyor?

Sonra “Ordunun imajı neden olumsuz yönde değişiyor?” diye soruyorlar.
Bir adama şeref madalyası verdiyseniz eğer ya arkasında durup
“Evet, verdik. Sonuna kadar hak etti” deyin ya da hiç vermeyin kardeşim!