İHALE BİZE KALDI    18-12-2012


Çocukluğum Turgut Özal’ın
“Bunlar size yol, su, elektrik olarak dönecek” vaadi ile geçti.

34 yaşındayım.
Allah var: Annem ve babamın yol, su, elektrik için çektiği çile netice verdi.
Çok şükür artık yolumuz da var, suyumuz da, elektriğimiz de...
Sadece dönüşleri pek bizim beklediğimiz gibi olmadı o kadar!
Kullanmak için bu kadar eziyet çektiğimiz yola da para veriyoruz, suya da, elektriğe de!!!

Köprü ve otoyollar bu yılın ilk 11 ayında 411 milyon dolar para kazandırmış.
Son 10 yılda elde edilen gelir 3,8 milyar dolar.
Anlayacağınız,hem köprüler hem de otoyollar çoktan kendini amorti etmiş.

Peki, biz neyin parasını ödüyoruz hâlâ?
1999’da ‘deprem vergisi’ diye ödemeye başlayıp
2012’de hâlâ neyin parasını ödüyorsak... 2008’de ‘kültür başkenti vergisi’ diye başlayıp
(İstanbul 2010’da kültür başkenti olduğu halde)
2012’ye kadar neyin parasını ödediysek onu!

Köprü ve otoyollar dün satıldı.
Bugüne kadar devlet kazandı, bundan sonra özel sektör kazanacak.
Peki, vatandaş?!

Yanlış anlaşılmasın...
Özelleştirmeye karşı değilim.
Kandırılmaya karşıyım.
Bir yandan üniversite harçlarını kaldırıp diğer yandan köprü ve otoyolları satmak hangi devlet modeline giriyor anlamak istiyorum.

Unutmadan...
Boğaz Köprüsü’nü satma fikri ilk olarak 1975’de Sülün Osman tarafından hayata geçirildi.
Sülün Osman 1984’te öldü.
Merak ediyorum: Bu ihaleden elde edilen gelirden Sülün Osman’ın ailesine bir telif ödenecek mi acaba?