SİLİVRİ İLE DE MÜZAKERELER BAŞLASIN    16-01-2013


Silivri, kışın soğuktan donuyor,yazın sıcaktan bunalıyor.
İmralı, yazın serin, kışın sıcak.
Silivri’de ısı izolasyonu berbat... 
Cam kenarlarından, pervazlardan her yerden soğuk giriyor.
İmralı’da içerinin sıcaklığı sürekli kontrol ediliyor...
Ne ısınma ne de soğuma derdi yok.

Silivri’de yağmur yağıncacamlardan içeri su giriyor.
İmralı’da camlardan içeri bıraksuyu, hidrojen molekülü giremiyor.
Silivri’de su 24 saatte 9 saatveriliyor.
Sıcak su haftada üç kez yalnız 2 saat veriliyor.
İmralı’da 24 saat su, hem de sıcak su var.
Silivri’de buzdolabı,televizyon, ısıtıcı ve semaverin
harcadığı elektriğin faturasını hükümlü-tutuklular cebinden ödüyor.
İmralı’da ağaya beleş!

Silivri’de ses yalıtımı da yok.
En küçük çıtırtı büyük bir gürültü olarak geri geliyor.
Bu nedenle kısık sesle konuşmak zorundasın.
İmralı’da yalıtım için son teknoloji ürünü malzemeler kullanıldı.

Silivri’de yemekler berbat! Vur gözüne bulgurun, nohudun!!!
Yemeklerdeki yağ, insanı hayattan soğutacak cinsten...
Aynı yemeği 3 farklı isimle sunuyorlar:
Çoban kebabı, orman kebabı, sebzeli kebap...
Kebap dendiğine bakmayın sadece adı kebap!
İmralı’da yemeklerin nasıl olduğunu bilen yok ama
Silivri’den iyi olduğuna şüphe eden de yok.

İmralı’da rutin olarak her gün doktor muayenesi var.
Gerekirse uzman doktor-doktorlar çağrılıyor.
Ayrıca, adayı 3 haftada bir düzenli olarak psikolog ziyaret ediyor.
Silivri’de doktora muayene olmak istiyorsan dilekçe vereceksin, sıraya gireceksin.

Diyeceksiniz ki “İmralı’daki hasta, sürekli kontrol altında tutulmalı...”
Ergin Saygun ne? Fatih Hilmioğlu ne?
Unutmadan hastalık, muayene, kontrol demişken
Kaşif Kozinoğlu’nun Silivri’de öldüğünü hatırlatmak isterim.

Madem İmralı ile müzakereler başladı, Silivri ile de başlasın kardeşim!
Onlar da terör örgütü... Onların da hakkı!

NOT: Silivri konusunda deneyimlerini paylaşan
Nedim Şener kardeşime teşekkür ederim.