PİYANİST    30-01-2013


2 yıl önceydi...
Ege Üniversitesi’nde öğrencilerle sohbet ediyoruz. Sorular soruyorlar...

Bir ara sıkıldım... Dedim ki “Hep siz soruyorsunuz bir soru da ben size sorayım:

En çok kimi dinliyorsunuz?”

“Sezen” dediler. “Ajda” dediler...

Anladım...

Üstüne “Ferdi Özbeğen” demesinler mi?


Yanlış anlamayın, salonun yaş ortalaması 20’ydi...
“Yaşınız kaç, başınız kaç siz nereden biliyorsunuz
Ferdi Özbeğen’i?” diye konuşurken aklıma geldi, Ferdi Abi o sıra
İstanbul’da hastalıkla uğraşıyordu.
Keyfi yoktu.

Çocuklara dedim ki “Madem dinliyorsunuz,
hadi arayalım Ferdi Abi’yi...”
Salonu organize ettim. Açtım
telefonun hoparlörünü... 2 kere çaldı
üçüncüde “Candaş” diye açtı telefonu...
Bütün salon hep bir ağızdan başladık,
“Gözümde canlanır koskoca mazi
sevgilim nerede ben neredeyim...”

Bir yanda Ferdi Abi ağlıyor, öbür tarafta biz, hüngür şakır...
“Abi” dedim “Burada durum böyle böyle, sırf bu çocukların hatırına pes etmeyeceksin, yeneceksin
o illet hastalığı... Sonra buraya gelip konser vereceksin. Söz mü?”
“Söz” dedi.

Kibar adamdı. Beyefendilik ceketini hiç çıkarmadı üzerinden... Hassas bir
kalbi vardı. İlk aşkına lisede tutulmuştu.
Bir kuru bakışmaya aşka tutulup ülser olmuştu. O yaşta 2 ayda 30 kilo vermişti.

Piyanist şantör diye dalga geçtiler.
Ama 4 dilde şarkı söylerdi Ferdi Abi...
Sahnede konuşma işini o başlattı.
“Konuşma işini ben başlattım ama baktım ki abarttılar, bıraktım. Adam çıkıp hayat hikayesini
anlatıyor. Millet şarkını dinlemeye gelmiş, senin geyik muhabbetini dinlemek zorunda değil ki!”

Ölümden korkmuyordu, tek korkusu gafil avlanmaktı.

“Bu sahne öyle bir şey ki öleceksem piyanonun başında öleyim.

Alkışın verdiği haz beni hayata bağladı” demişti.

Son nefesini vermeden birkaç ay önce sitem etmişti: “Sakın dostlarınıza
hastayım ya da param azaldı demeyin... Bir anda kayboluverirler.”

O müthiş adamın hayatını, onun
o müthiş şarkılarından biri anlattı yine:

Alkışlarla yaşadı, yalnızdı piyanist!

Bu arada...
Diyorlar ki “Bu ne kara ocakmış böyle... Ölen ölene...”
Çok yaşamıyorsa iyi adamlar
ocağın suçu ne!