AĞLAYAN ANALAR DİYARI    05-02-2013


Evladı şehit olur, ağlar.
Evladı gazi olur, ağlar.

Evladı polise taş atar, ağlar.
Evladı polisten dayak yer, ağlar.

Evladı dağa çıkar; engel olamaz, ağlar.

Evladı koca dayağı yer, ağlar.
Evladı töre cinayetine kurban gider, ağlar.
Evladı bir psikopata denk gelir; hayatının baharı kışa döner, ağlar.

Evladı işkencede ‘kaybolur’, ağlar.
Evladı 30 sene bulunamaz(!), ağlar.

Evladı suçsuz yere cezaevine düşer, ağlar.
Evladı Silivri’de göz göre göre çürür, ağlar.

Evladı kandırılır, ağlar.
Bir sabah gazeteyi açar ki evladı canlı bomba olmuş; ağlar.

Evladı trafikte can verir, ağlar.

Evladı maden ocağında, tersanede pisi pisine ölür, ağlar.

Evladı uyuşturucu batağına düşer, ağlar.

Evladı sırf ‘gazetecilik yapıyor’ diye
güpegündüz sokak ortasından öldürülür, ağlar.

Özetle...
Bu ülkede ana olmak, ağlamaya gönüllü olmaktır.
Ana olmak...
Hazır olmaktır bir ömrü evladının uğrunda gözyaşlarıyla sel olup akıtmaya...
Acı ama gerçek...
Bir Türkiye klasiği oldu artık:
Bu memlekette analar mütemadiyen ağlar.