ADALET MAHKEMEYE YANSIMIYOR    06-02-2013


Bir adam hem Devrimci Karargah gibi ‘silahlı sol' bir terör örgütüne,
hem de Ergenekon gibi ‘aşarı milliyetçi' sağcı bir terör örgütüne üye olabilir mi?


Bir adam hem PKK'yı hem de TİKKO örgütüne sempati besleyip onları destekleyebilir mi?

Öyle bir devlet ki bu; 40 yıldır kendisine hizmet eden bir adamın aslında ‘terörist' olduğunu anlamak için kitap yazmasını bekliyor.

Hanefi Avcı'nın ‘kamuoyunda hakkında iddialar var' diye 3 yıldır tutuklu olduğu yetmiyor gibi şimdi tam 50 yıl hapsi isteniyor.

Ayıptır, yazıktır.

Bakın...
Geçenlerde Mersin'de sevgilisini kemerle boğan Veysel Altunbaş isimli vatandaşa verilen ömür boyu hapis cezası
mahkemedeki ‘samimiyeti' ve ‘iyi hali' dolayısıyla 25 yıla indirildi.


Abdi İpekçi'yi güpegündüz katleden adam şu an dışarıda...
Hrant'ın katili ha çıktı ha çıkacak...
Derin abiler cezaevinde kafa dinliyor...
Bu gidişle Apo Bey bile tahliye olacak...

Ama gel gör ki...
Aynı ülkede bir polis müdürü son derece zorlama bir mantıklar tam yarım asır hapisle yargılanıyor.

Peki, ne yaptı bu adam?
Terör örgütü mü kurdu?
Adam mı öldürdü? Hırsızlık mı yaptı?

Aslında mesele ‘adamın' ne yaptığı değil...
Mesele ne mi?
Memlekette şike sahaya, zehir cesede, tükürük surata yansımayınca...
Adalet de mahkemeye yansımıyor.
Mesele bu!