YAŞASIN TÜRK ADALETİ    08-02-2013


Aslında “18 yıl hapsine...”değil “Cezaevinde ölümüne” karar verilmişti.
Genelkurmay eski ikinci başkanı Ergin Saygun’un...
Çünkü 67 yaşındaydı.
Çünkü ağır hastaydı.
Tam 13 ayrı hastalıkla boğuşuyordu.

Durumunu sordular.
Çok konuşmadı,
4 cümle ile cevap verdi:
“Bu kadar hastalıkla buradan sağ çıkabileceğimi sanmıyorum.
Ama kimseye yalvaracak da değilim.
Ortada gerçekten hiçbir şey yokken ömrümün son yıllarını
cezaevinde geçirecek ne yaptım diye düşünüyorum.
Yeni kurulan düzen her ne ise ihtiyaç duyduğu enerjiyi,
bu ülkenin ona sıdkı sadakatle hizmet eden evlatlarını
madden ve manen imha ederek sağlamıştır.”

Herkesin gözü önünde ölüyordu Ergin Saygun...
Kızı, “Babam çok hasta, ne olur insaf edin” diye yalvardı.
Dinlemediler.
Hastaneye kaldırıldı.
Doktorlar bile isyan etti.
Yine dinlemediler.

Oysa ‘hastalık nedeniyle’ kimler tahliye olmamıştı ki?
Geçen hafta Amerikan Büyükelçiliği’ni havaya uçuran canlı bomba mesela...
10 yıl önce hastalığı nedeniyle tahliye edilmişti.
Bu milletin 1 trilyonunu ‘kaybeden’ bir siyasi parti lideri vardı bir zamanlar...
Hastalık nedeniyle tahliye olduktan 2 gün sonra yeniden siyasete dönen hani!

Her ne hikmetse ‘terörist’ için bile işleyen o vicdan
‘Genelkurmay İkinci Başkanı’ için işlemedi, işleyemedi bir türlü...

Bir jest (!) yapıp, hastalığı nedeniyle cezasını ertelerlerse
Ergin Saygun evinde ölebilecek!
Şayet hastaneden ‘sağ’ çıkabilirse tabi...

Doğru söyleyin...
İnsanın bu ülkede yaşarken şöyle dolu dolu haykırası gelmiyor mu?
Hadi hep birlikte o zaman:
Yaşasın Türk adaleti!