BEN NE BİÇİM BİR BEŞİKTAŞLIYIM?    16-03-2013


Schalke 04 - Galatasaray maçını seyrediyorum…
Galatasaray Almanya’da bir son dakika golü atıyor ve dünyanın en büyük futbol organizasyonlarından biri olan Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finale kalıyor.

Müthiş bir başarı...
Haliyle mutlu olduk... Sevindik.
Vay arkadaşsen misin sevinen?
“Yazıklar olsun senin
gibi Beşiktaşlıya.”
“Sen ne biçim Beşiktaş taraftarısın?”
“Neye seviniyorsun
bu kadar sana ne?”
“Biz de seni adam sanıyorduk...
Hain!”

Bunlar yazabildiklerim...
Bir de buraya ‘yazamadıklarım’ var tabii!

Kafaya bakar mısınız?
Benim ülkemin bir takımı bir Alman takımını kendi sahasında yenecek, adını dünyanın en iyi 8 takımı arasında yazdıracak ve ben buna mutlu olmayacağım.
Neden?
Çünkü Beşiktaşlıyım....
Trabzonsporluyum...
Fenerbahçeliyim... vesaire...

Galatasaraylı olmayan bir arkadaşımın yorumuna bakar mısınız?
“Niye sevineyim ki Galatasaray’ın başarısına?
Adamlar şimdi buradan milyonlarca Euro para kazanacak.
Sonra o paralarla transfer yapıp, Türkiye’de farkı açacaklar...”
Bir hikaye var hani...
Cehennemde bütün kazanların başında zebani beklerken
Türklerin olduğu kazanın başında kimseler yokmuş. “Niye?” diye sormuşlar.
Demişler ki, “Onların kazanda zebaniye gerek yok:
Biri yukarı çıkmaya kalkarsa zaten aşağıdakiler çeker, izin vermezler.”

Allah akıl fikir versin!

Az kalsın unutuyordum...
Şu “Sen ne biçim Beşiktaş
taraftarısın?” sorusuna da bir cevabım var:

Ben Kurtuluş Savaşı gazisi, armasında Türk bayrağı taşıyan,
Balkan Savaşı’ndaki kayıplar üzerine kırmızı-beyaz olan renklerini
siyah-beyaza çeviren bir takımın......taraftarı değil,sevdalısıyım!

Benim öğrendiğim Beşiktaşlılık; üzerindeki formanın rengi ne olursa olsun, bu ülkenin çocuklarının başarılarıyla gurur duymaktır.
Velhasıl,siyah-beyazın yeri elbette ‘ayrı’ ama Edirne’den öteye bize herkes kırmızı beyaz!
Merak edenler için söylüyorum:

Ben işte ‘bu biçim’ bir Beşiktaşlıyım.

NOT: Galatasaray’a yarı finalde Real Madrid çıktı. Diyorlar ki

“Bu iş bitti... Elendik... Real rahat kazanır...”

Ben de diyorum ki; herkes konuşur ama noktayı Fatih Terim koyar!