AK PARTİ BİNASINA SALDIRININ ARKASINDA KİM VAR?    21-03-2013


‘Barış süreci' gayrı resmi olarak başladığından beri yaşananlara bir bakalım...

Gaziantep'te bomba yüklü araç patladı: 9 ölü, 60 yaralı.
İstanbul'da karakola canlı bomba saldırısı: 2 ölü.
Paris suikastı: 3 ölü.
Amerikan Büyükelçiliği'ne canlı bomba saldırısı: 2 ölü
Cilvegözü saldırısı...
Ve önceki gün...
AK Parti binasındaki genel başkan katına ve adalet bakanlığı binasına LAV silahlı, bombalı saldırı...

Bu olaylar arasında, Gaziantep saldırısı ve Paris suikastı aynı amaca hizmet eden fakat yaratılmaya çalışılan görüntü itibarı ile farklı odaklar tarafından planlanıp hayata geçirilen eylemler.
PKK bağlantılı ‘marjinal' fraksiyonlar tarafından yapıldığı iddia edilen bu 2 olayda da aslında perde arkasında Türkiye'de yıllarca faaliyet gösteren derin yapının parmağı var.
Ancak kamuoyunda her geçen gün daha da yükselen ‘barış iradesi' derin yapının PKK'yı kullanmasının önünde ciddi bir engel...
Şu çok açık ki, Türkler ve Kürtler bu denli barışa odaklanmışken PKK'nın bunu baltalayacak bir eyleme girmesi tabanında ciddi birtepki yaratır.

İşte tam da bu noktada karşımıza DHKP-C çıkıyor.

Peki, ne oldu da DHKP-C son dönemde bu kadar sık eylem yapabiliyor?
Bu soruyu dün Ankara'da çok önemli ve etkili bir isme sordum.
Hiç düşünmeden “Suriye” dedi.
“Esad yönetimi açıkça DHKP-C'nin sponsorluğunu yapıyor. Elimizde çok net bilgiler var: DHKP-C zaten Şam'da kurulmuş bir örgüt. Muhaberat'la hukukları çok eskiye dayanıyor. Şu sıralar örgütün üst düzey yöneticileri direkt olarak Esad yönetimi ile temastalar ve açıkça destek alıyorlar.
Hatta şunu da biliyoruz DHKP-C'nin yönetim kadrosundan önemli isimler şu anda Suriye'de...”

Esad yönetimi, Türkiye'nin Suriyeli muhaliflere olan desteğine karşı uzun süre PKK'nın içindeki ‘Suriyeliler Grubu'nu destekledi.

Fırsat buldukça da bu grubu kullanmaya devam edecektir.
Ancak geldiğimiz noktada anlaşılan o ki Suriye'nin yeni partneri DHKP-C.