İSTANBUL'UN SİLÜETİ Mİ KALDI?    20-04-2013


Başbakan geçen gün İstanbul milletvekilleriyle yaptığı toplantıda
İstanbul’a yeni yapılan projelerden bahsetmiş.
Bazı inşaat projelerinin tarihi şehrin
siluetini bozduğundan yakınmış.
İmam Hatip’ten okul arkadaşı olan müteahhit Mesut Toprak ile
bu yüzden konuşmadığını anlatmış.

İstanbul’un silueti hakkında an itibarı ile söylenebilecek
tek bir kelime var:
Geçmiş olsun.

Başbakan silueti bozan projeler yapan müteahhitlere
küsmeye başladıysa korkarım birkaç istisna
dışında bütün inşaat sektörü ile
selam ısabahı kesmek zorunda...

Tamam, Mesut Toprak’ın
16/9 u çirkin...
Süzer Plaza ne?
Swissotel ne?
“Onların imar izni önceden verildi...”
Peki, Ahmet Zorlu’nun Zorlu Center’ına,
Aziz Torun’un Mall of İstanbul’una imar izni ne zaman verildi?
Niye verildi?
Ben de aynen sizin gibi o beton
yığını projeleri gördükçe daralıyorum,
ancak bir dakika duralım...
İşadamları o imar sözlerini almasalardı eğer
bu arazilere milyarlarca dolar para gömerler miydi?
Sanmıyorum.

“Yüksek binalar yapılmasın.”
Sonuna kadar destekliyorum.
Peki, İstanbul’un aldığı göç yoğunluğundan haberiniz var mı?
En fazla 5 katlı binalar yaparak
İstanbul’a bu kadar insanı nereye sığdırmayı düşünüyorsunuz?

Hiç tereddüt yok ki İstanbul’daki inşaat projelerinin birçoğu
-Başbakan’ın ifadesiyle söylüyorum: Ucube!!!
Fakat ortada bir gerçek daha var ki
krizin teğet geçmesinde, göç şampiyonu
İstanbul’un giderek artan konut ihtiyacının
karşılanmasında o ucubeler çok işe yaradı.
Ve o dönem hiç kimse
“Ne oluyor kardeşim?” diye sormadı.

Bir laf vardır bilir misiniz?
“Hem karnım doysun hem çorbam dursun.”
Yok öyle birşey, haberiniz olsun