MEVSİMSEL TERÖRİZM    27-04-2013


Haber yaparak, yazı yazarak terör suçu işlenir mi?

Türkiye’de işleniyor.

'KCK Basın Davası' adı altında süregelen bir dava var.
46 gazeteci yargılanıyor.
Dün itibarı 2 arkadaşımız tahliye oldu, şu an 24 gazeteci tutuklu...

Suçları ne?
İddianameye göre terör örgütü ile ilgili 'talimatla' yazı yazmak, haber yapmak.
800 sayfalık iddianamede adı geçen gazetecilerin herhangi bir silahlı eyleme karışmışlığı var mı?
Yok.
Herhangi bir şiddet eylemi organize etmişliği var mı?
O da yok.

Ne var?
Örgüt yöneticileriyle konuşmak, birbirlerine 'arkadaş' diye hitap etmek,
Kandil'e gitmek ya da gitmeye teşebbüs etmek...
Sanıkların ev ve işyerlerine yapılan baskınlarda örgüte ait yayınlar,
Öcalan'ın savunmaları ve kitaplarının ele geçirilmesi...
PKK'nın haber ajansı Fırat Haber Ajansı adına haber yapmak, v.s...

Dünyanın her ülkesinde 'gazetecilik'sayılan bu faaliyetin
suç addedilmesini anlamak mümkün değil.
Kaldı ki bu bir suçsa eğer, bu suçu önceki gün Kandil’de
Murat Karayılan’ın basın toplantısını izlemek için
örgüte talepte bulunan onay alan ve ardından haber olarak
yayınlayan devletin haber ajansı da işledi!
Bu suçsa eğer...
'Süreç' başladığından beri PKK'lılarla ya da onlara yakın kaynaklarla bizzat görüşüp yazan,
mülakat yapan buralardan alıntıları haberleştiren bizler de işledik ve işliyoruz.

Bir eylemin suç olup olmadığı kanunlara göre mi yoksa 'mevsimlere' göre mi belirleniyor?
Nasıl oluyor da bir yazı ya da bir haber ülke barış sürecindeyken 'gazetecilik',
değilken 'teröristlik' ilan edilebiliyor?

Bugün uğruna çaba sarf ettiğimiz barış;
sadece PKK’lıların dağdan inmesinden ibaret bir durum değil,
toplumsal bir ruh halidir.
Bir taraftan Kandil’i boşaltırken,
diğer taraftan Silivri'yi tutuklu gazetecilerle doldurarak ülkeye barış falan getirilemez.