BİR AĞAÇ GİBİ TEK VE HÜR...    02-06-2013


Bir ağaca sahip çıkmak için başladı her şey...
İstanbul’da bir park fazla bir AVM de eksik olsun diye...

Anlamadılar; halkı Gezi Parkı’na götüren siyasi değil, insani sebeplerdi.

Yahu ne olurdu o proje iptal edilseydi?
Ne olurdu o ağaç yeniden yerine dikilseydi?
Ne olurdu söyler misiniz...
Ne olurdu, birileri de “Ben orada AVM istemiyorum” diyerek 40 gün 40 gece parkta yatıp, kalkabilseydi?

Demokrasilerde iktidarın istediğini istememenin bir süresi mi var?
Demokrasi, iktidarları 48 saat eleştirebilmek midir?
49’uncu saate girildiğinde karşılığı su ve biber gazı mı olmalıydı?

Kaç bin kere yazdım, kaç bin kere söyledim hatırlamıyorum artık:
Biber gazı sıkarak 10 kişi dağıtıp, 1000 kişi topluyorsunuz!
Bir daha düşünün:
Gaz sıkınca terörist mi ıslah oluyor, yoksa vatandaş mı terörize oluyor?
Ben söyleyeyim...
O biber gazı dediğiniz zıkkım vatandaşı kendi polisine düşman etmekten başka hiçbir halta yaramıyor!

Ve ne olur anlayın artık:
Ağaçla başlayan direnişin kaynağı ne CHP, ne İstanbul büyükşehir belediye başkanlığı seçimi,
ne de AK Parti düşmanlığı...
İnsanlar fikirlerinin önemsendiğini, tercihlerine saygı duyulduğunu görmek istiyor.
Yüzde kaçı temsil ederse etsin, insan yerine konduğunu bilmek istiyor.
Ama sözde değil özde!

Gelin inat etmeyin...
Mahkeme zaten yürütmeyi durdurmuş...
Polisi Taksim’den çekmenin, Gezi Parkı’ndaki barikatları kaldırmanın bile toplumu ne kadar rahatlattığı ortada...
Bir adım daha atın.
O projeyi iptal edin; bırakın Gezi Parkı, Gezi Parkı olarak kalsın!

Ayrıca ‘bir ağaç’ deyip geçmeyin...
Gördükleriniz; bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçe yaşama hasretinin ta kendisidir!