TÜRKİYE NEDEN AB STANDARTINI YAKALAYAMIYOR?    05-07-2013


2013 yılındayız...
21’inci yüzyılda...
Bilgi ve farkındalık çağında...
Yaşadığımız, yüzyılın en büyük değeri: Demokrasi; bireysel hak ve özgürlükler.

Siyasi, askeri ve sivil bir sürü uluslararası örgüt var:
Avrupa Birliği, G8, G20, NATO, Arap Birliği, Şangay 5’lisi...
Hepsi “Ruanda’dan Irak’a kadar Yeryüzünde
demokrasinin ulaşmadığı bir yer kalmasın” diye canla başla çalışıyor.
Bu öyle ‘kutsal’ bir mücadele ki ‘demokrasi getirmek’ adına kıtalararası
savaşlar yapılıyor. Milyarlarca dolar harcanıyor, yüzbinlerce
insan hayatını kaybediyor.

Anlayacağınız, bu yüzyılın dünyasında herşey demokrasi için!

Gel gör ki aynı yüzyılda önceki gün bir askeri darbe yapıldı.
Nerede?
Mısır’da...
Coğrafya bilgisi zayıf olanlar için Mısır’ı şöyle tarif edeyim:
Demokrasi uğruna Amerika ve Avrupalı ortaklarının
 kan gölüne çevirdiği Ortadoğu ve Arap Yarımadası’nın yanı başında!

Demokrasiye vurulan bu darbenin hemen ardından
‘demokratik hassasiyeti’ ile cihana nam salmış Beyaz Saray açıklama yaptı.

Türkiye’nin en ücra köyünde demokrasi ihlali olsa heyetlerle sefere çıkan,
zehir zemberek raporlar yazan ‘demokrasi gurusu’ Avrupa Birliği de açıklama yaptı.
Ne dediler?
Herhangi bir yaptırım kararı?
Yok.
Kınama?
Yok.
Mısır’da yaşananlar için ‘darbe’ ifadesini bile kullanmadılar!

Malum, Türkiye, Amerika’nın da desteği ile birçok alanda olduğu
gibi demokraside de Avrupa Birliği standartlarını yakalamaya çalışıyor.
Bugüne kadar yakalayamadık, bundan
sonra da yakalar mıyız belli değil.
Ama bundan böyle en azından içimiz rahat....
Zira demokraside AB standartlarını niye yakalayamadığımızı artık biliyoruz.
Onların ‘standart’ dedikleri bu duruma biz Türkçe’de ‘kepazelik’ diyoruz!