OLAĞAN ŞÜPHELİ    20-07-2013


“Devrimci Karargah lideri ile görüşmüşsün...” dediler.
“Görüştüm, okul arkadaşımdı...
Terörist olduğunu bilmiyordum.” dedi.

Yetmedi...

“Devrimci Karargah üyesi…” dendi.

“Dolar dolu bir teknede ünlü bir erkekle çekilmiş parti fotoğrafları var…” dendi.

“Teröristlerle sürekli bağlantı halinde...” dendi.

“Örgütle bağlantısı doğrulandı...” dendi.

“Hücre evinden çıkan belgeler onun örgüt üyesi olduğunu gösterdi...” dendi.

“Devletin düzenini silahla değiştirmek istiyor…” dendi.

Başka?
1989’da 1 Mayıs gösterisine katılmış.
Polise mukavemet göstermiş.
Kendi evinde parmak izi bulunmuş!
Evinin duvarlarında Che posteri varmış.
1987’de “DİSK’e özgürlük” diye slogan atmış.

10 ay cezaevinde tutuldu.
10 ay sonra bi zahmet tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi.
Dün son mahkemesine çıktı.
Karar açıklandı: Gazeteci Aylin Duruoğlu terör örgütü üyesi olmak
zannıyla yargılandığı davadan beraat etti!

Peki, cezaevinde geçirdiği 10 ay ne olacak?
Bir kadının hakkında ortaya atılan saçma sapan iddialarla
ayaklar altına alınan onurunun bedelini kim ödeyecek?

TCK madde 109: “Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek
veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye,
1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir.”

Burası hukuk devleti ya...
Adalet mülkün temeli ya...
Uygula da görelim!