DOKUNARAK...    27-07-2013


Başbakan dün Şırnak’ta havaalanı açtı.

Bir zamanlar karayoluna hasret Şırnak’ın havayolu oldu.
Ne mutlu...

Vaktiyle ‘sürgün yeri’ diye bellenirdi Şırnak...
Şimdi devlet baba birinci ağızdan:
“Şırnak’ı cazibe merkezi yapacağız” diyor.
Ne mutlu...

Bir zamanlar Kürt demenin yasak olduğu bir ülkede
Şırnak havaalanına bir Kürt siyasetçinin adı kondu...
Ne mutlu...

Bakanlık yaptığı yıllarda “Kürtleri işe alıyor” diye
Yüce Divan’da yargılanan Şerafettin Elçi’nin adı
Şırnak’taki havaalanı ile ölümsüzleşti...
Ne mutlu...

Şırnak’a giden Başbakan, ilk kez faili meçhul bir kazada
1 gecede bütün akrabalarını yitiren Roboskililerle görüştü...
Şüphesiz öleni geri getirmek mümkün değil...
Ölüm acısının açtığı yarayı kolay kolay kapatmak hiç değil...
Ama iftar sofrasında birlikte yenen bir lokma vesilesidir birbirini anlamanın...
İki dudaktan süzülen kuru bir “Anlıyorum sizi” cümlesi bile sarabilir
yüzbinlerce liralık tazminatın saramadığı, en kabuk bağlamış yaraları bile...
Sonunda bunu anlayana ne mutlu!

Unutmayın: Doğu ile Batı biri sağır öteki kör iki kardeş gibiydi yıllarca...
O yüzden birinin dediğini öteki duymaz, ötekinin baktığını diğeri görmez.
Peki, o zaman nasıl anlaşacaklar?
Basit...
‘Dokunarak’.