UTKU KALI    20-09-2013


Reyhanlı’daki patlamanın hemen ardından
Jandarma İstihbarat tarafından hazırlanmış bir rapor ortaya çıktı…
Rapor diyordu ki,
“El Nusra, 
Suriye’de Esad’a karşı kullanmak üzere
3 kamyonu bomba yükledi.
Fakat bu kamyonetlerin Türkiye’ye karşı da kullanılma ihtimali var.”

Sonuçta plakalarına kadar bildirilen
bu bomba yüklü 3 kamyonetten ikisi Reyhanlı’yı
kana buluyor ve büyük bir istihbarat zafiyeti ortaya çıkıyordu.

Normal bir memlekette bu zafiyetin sorumluları bulunur,
cezalandırılırdı...
Bizde ise bu bilgiyi kamuoyuna sızdıranı bulup cezalandırma yoluna gidildi.

Günah keçisi olarak da
25 yaşındaki bir er, Utku Kalı seçildi.

Utku aylardır cezaevinde...
‘Devletin gizli belgelerini sızdırmak’
yani ‘casusluk’ suçlamasıyla yargılanıyor.

Ama ne yargılama ne yargılama!

Utku Kalı’nın hem avukatı hem de ablası
Ceren Kalı diyor ki:
Kardeşim cezaevinde ciddi manada psikolojik ve fiziksel şiddete uğruyor.
Utku “Anneme ve ablama küfür ediyorlar çok ağırıma gidiyor” diyor.
“Dayak yiyorum” diyor.
“Ölümle tehdit ediliyorum korkudan avluya bile çıkamıyorum” diyor. “Defalarca çırılçıplak soyulup üst araması yapıldım” diyor.
“Gazete okumam 
yasak, mektuplarım verilmiyor” diyor.

Özetle işkence görüyor,
tacize uğruyor hakaret ediliyor.

Milli Savunma Bakanlığı ise ‘işkence’ iddialarının
sorgulanmasına hâlâ izin vermiş değil.
Bu arada üniversite hastanesi “Şiddetli intihar eğilimi var” diye
rapor vermesine rağmen Utku Kalı’nın tedavisine başlamak için 30 gün beklendi.

Anlaşılan o ki daha mahkemesi bitmeden birileri
Utku Kalı hakkında hükmü vermiş bile...
Utku ‘suçlu’ mu suçsuz mu bilmiyoruz
ancak gördüğü şu muameleye isyan etmemek elde değil...
İnsanın “Yazıktır. Günahtır. Ayıptır” diyesi geliyor...
Ama kime?!