BİR YOL HİKAYESİ    23-10-2013


Artık şundan emin oldum, bu ülkede gerilimden beslenenler var kardeşim.
Kaostan, çatışmadan, krizden...

Sadece siyasette olsalar iyi...
Akademide, sanat dünyasında, medyada, sporda... 
Her yerdeler!

3 gündür olana bitene bakıyorum da...

Sanki memleketin ekonomisi, 10 yıl boyunca uğraşılıp bir noktaya getirilen
yurt dışındaki imajı sadece 1 haftada ziyadesiyle hasar görmemiş gibi...
Toplum bir bıçak darbesiyle  ortadan ikiye bölünmüş bir elmayı andırırcasına ayrışmamış gibi...
Abdullah Cömert’in, Ali İsmail Korkmaz’ın, Ethem Sarısülük’ün,
Mehmet Ayvalıtaş’ın, Medeni Yıldırım’ın,
Mustafa Sarı’nın ve Ahmet Atakan’ın kaybı yetmemiş gibi...

Velhasıl, Gezi sürecinde yaşanan gerilimin bedelini
sanki şu millet  fazlasıyla ödememiş gibi şimdi de 
ODTÜ üzerinden geriyorlar memleketi...

Ben hâlâ anlamış değilim: 
Bakanlık ve üniversite anlaşmışken düşman toprağına çıkarma yaparcasına
gece yarısı ağaç sökme operasyonu yapmanın kime ne faydası oldu?

Aklı selim ararken ‘akla’ hasret kaldık!
Merak etmeyin: Açıp elimizi birilerine akıl-fikir dilemekten öte bir sözümüz var.

“Park kalsın... Kışla olsun” inadına 7 can verdik.
ODTܒdeki inat için kaç insanımızı kaybetmemiz gerekecek?
İster İstiklal Caddesi’ni orman yapın isterseniz
Beyoğlu’nun göbeğine eşi benzeri görüşmemiş bir kışla dikin...
Şimdi hangi ağaç dindirir Ethem’in anasının acısını?
Hangisi kışla doldurur Mustafa Komiser’in yerini?
Korunması gereken en önemli şey insan hayatıdır.
Kıymayın bu ülkeye...
Hiçbir şeyden ders almadıysanız 
14 yaşında 128 gündür komada  yatan Berkin Elvan’dan ibret alın!

Ve ne olur sorun kendinize: Değer mi?