HASTANE KAPATINCA HASTALIK BiTER Mi?    15-11-2013


Şu sıralar memleketin iklimine ağır bir
‘kutuplaşma’ havası hakim...
Bir şeyler yazmaya, anlatmaya
çalışırken karşındaki seni dinlemek,
anlamak yerine kimin adamı olduğunu çözmeye(!) çalışıyor 

Dershaneler mevzusu da böyle güme giden tartışmalardan biri...
“Dershaneler kapatılmasın”
diyorsan ‘cemaatin adamısın’,
“Dershaneler kapatılsın’
diyorsan ‘hükümetin adamısın’...

Varsın konuşsunlar...
Biz yine bildiğimizi yazalım...

Türkiye’de sebep-sonuç ilişkisi kurma
konusunda ciddi bir ‘sistemsel arıza’ var.
Bu arızanın kendisini en son
gösterdiği alan da dershaneler meselesi...
Dershaneleri kapatınca eğitim sisteminin
düzeleceğini düşünmek hastaneleri kapatınca
hastalığın biteceğini düşünmek gibi bir şey!

Doğru, dershanelerin varlığı eğitim sistemimizin
ne kadar ‘dandik’ olduğunun bir göstergesi.
Ancak ister kabul edin ister etmeyin
dershaneler şu an ki haliyle çok önemli bir işlev görüyor.

Mesele dershaneleri değil, dershanelere
olan ihtiyacı ortadan kaldırmak.
Yasa çıkarıp dershaneleri kaldırdığınızda ne olacak?
Söyleyeyim: Özel ders sektörü patlayacak!
Dershaneler merdiven altına inecek...

İlle dershaneleri kaldırmak mı istiyorsunuz?
Onun da yolunu söyleyeyim:
Öğretmen sayısını artırın, öğretmenlerin
çalışma koşullarını iyileştirin, okul-derslik
sayısını ihtiyacı karşılayacak noktaya getirin,
müfredatı ‘ezber’ üzerine değil ‘öğrenme’ üzerine kurun...
Sonra bakın bakalım bir tane dershane kalıyor mu?
Bırak kapamayı, “Dershane aç”
diye yalvarsan açacak adam bulamazsın