ÇI XWEŞE EM BRAY HEVIN!    17-11-2013


16 Kasım 2013…
Diyarbakır Meydanı’nda bir tarih yazıldı dün...
erdogan_baydemir_bulusmasi.jpg
Yukarıdaki fotoğrafa iyi bakın,
çünkü bu kare dün yazılan
‘dokunaklı’ tarihin ta kendisidir!

Kör kuyularda can veren, nüfus cüzdanında
Diyarbakır yazdığı için işkence tezgahlarından geçirilen,
‘Kürtçe türkü söyleyeceğim’ dediği için linç edilen
bir halkın çocukları aynı toprağı bin yıldır
birlikte paylaştıkları kardeşlerine ‘dokunarak’ tarih yazdılar dün...

Önce “Vatanımda aç olmak gurbette tok olmakta iyidir”
diyen Şivan Perwer çıktı sahneye...
37 yıl sonra ilk kez...
“Genç gittim yaşlı döndüm ülkeme,
ama olsun döndüm ya!”
dedi.
Sonra, “Oğlumun adını ‘Barış’ koyacağım” dedi İbo...
İki büyük ozan önce ağlamaktan bitap düşmüş
anaların-babaların yüreğine dokundular:
‘Megri, Megri... Ağlama Ağlama...’
Ardından Diyarbakır’dan uzanan
o el tüm Türkiye’ye ‘dokundu’:
“Barışın altına elini koyan eller başımız üstünedir”

Diyarbakır sokaklarında yüz yıldır
dinmek bilmeyen bir çığlıktı: ‘Edi Bese’!
İlk kez bir Başbakan da katıldı bu çığlığa ve
“Yeter artık” dedi: “Yoksul Türk ve Kürt çocuklarının
kanından rant çıkarmaktan vazgeçin.”

“Kürdü de Türkü de bu ülkenin birinci sınıf vatandaşıdır” dedi.

‘Dokunmak’ önemli...
Neden mi?
Doğu ve Batı bu topraklarda yıllardır
biri kör öteki sağır iki kardeş gibi...
Peki, nasıl anlaşacaklar?
Tabii ki ‘dokunarak’!

İşte bu yüzden... Tam da bu yüzden
Diyarbakırlı Osman Baydemir’in Rizeli Tayyip Erdoğan’a ‘dokunduğu’
yukardaki fotoğraf dün yazılan kardeşlik tarihinin resmidir.
Bu resme, bu kardeşliğe sahip çıkın.
Unutmayın.
Babalar birbirini öldürdü diye
evlatlar düşman olmak zorunda değil.
Ve akan kandan mutlu olan sadece vampirlerdir.

ÇI XWEŞE EM BRAY HEVIN: Ne Mutlu Kardeşim Diyene!