‘ÖCALAN’I NEREYE TESLİM EDELİM?’    19-11-2013


1998’in sonbaharında önce Türk dışişlerine oradan da
başbakanlığa ‘kırmızı mühürlü’ bir mektup gelir.
Mektup, Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı tarafından
bizzat Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın ‘bilgisine’ gönderilmiştir.

Türkiye’nin gündemi o sıralarda Abdullah Öcalan’dır.
Öcalan Suriye’den çıkmış, kendisine sığınacak ülke aramaktadır.
Son durağı İtalya’dır. Türkiye’de halk ayaktadır.
Öcalan’a sahip çıkan İtalya karşıtı protesto eylemleri yapılmakta,
süreç her geçen gün daha da gerilmektedir.
Tam da bu noktada Amerika’dan gelen mektubun
içeriği hayati öneme sahiptir.
Amerikan Dışişleri Bakanı imzasıyla Türkiye Başbakanı’na
kasım ayının  bir çarşamba günü ulaşan mektup;
Amerika’nın Roma Büyükelçisi’nin 2 gün sonra
Roma’da İtalyan Başbakan’ı Massimo D’Alema ile görüşeceğini
ve Öcalan’ın teslim edileceği ülkeye karar verileceğini anlatmaktadır.
Mektupta Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’na
“Öcalan’ı hangi ülkeye teslim edelim? Nereden alırsınız?”
diye sorulmaktadır. O dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz’dır.
Başbakan Yılmaz Türkbank ile ilgili Meclis’te verilen
bir gensoru önergesi boğuşmaktadır.
Mektubun başbakanlığa ulaştığı gün Başbakan Mesut Yılmaz,
Mehmet Niyazoğlu’nun oğlunun düğününe katılmak üzere İzmir’deydi.
Mektubu Ankara’da başbakanlıkta  üst düzey bir yetkili teslim alır.
O sırada Ankara dışında bulunan Başbakan Mesut Yılmaz’a iletilmek üzere
‘acil’ koduyla özel kalemden ‘Ömer’ isimli bir personele teslim eder.

Sonra mı? Sonrasını kimse bilmiyor!
Bildiğimiz tek bir şey var:
O da Öcalan’ı Başbakan Mesut Yılmaz’ın teslim almadığı...
Başka ne biliyoruz? Bu olaydan kısa süre sonra;
Mesut Bey’in istifa edip başbakanlığa Bülent Ecevit’in getirildiğini
ve Öcalan’ı Ecevit’e teslim edildiğini (1999) biliyoruz.

Mesut Yılmaz yakın çevresine bu mektubun kendisine
hiçbir zaman ulaştırılmadığını söylüyor.
O halde soralım:
Başbakan Mesut Yılmaz bununla ilgili bir soruşturma yaptırdı mı?
Şikayetçi oldu mu?
‘Öcalan’ı teslim alan başbakan olma unvanını’ birileri
Mesut Yılmaz’ın elinde böyle bir komplo ile aldıysa  neden bunun peşine düşmedi?

Madem Türkiye geçmişi ile hesaplaşıyor... O halde Öcalan’ın teslimi sürecinde
yaşanan bu gelişmeler açığa çıkarılmalı...
Mesut Yılmaz, Öcalan’ı teslim alarak bir dönem daha
başbakan seçilmesini garanti edebilecekken neden istifa etti?
Bu mektup Mesut Yılmaz’a teslim edilmediyse kime edildi? Ne oldu?

Bu mektubun akıbeti bir dönemin Türkiye’de iktidar belirleyicilerinin
deşifre edilmesi açısından çok önemli...