SiZ UYURKEN...    03-12-2013


Tecavüzcüler “Mahkemeye takım elbiseyle geldi”
diye ‘ceza indirimi’ aldı.

Hrant’ ın katili ‘çocuk’ sayıldı,
yetmedi ‘En Büyük Abi’ serbest bırakıldı.

Dünyanın her yerinde ‘journalist’ denilen
ödüllere boğulan gazeteciler
Nedim Şener’e ve Ahmet Şık’a
senin ülkende ‘terörist’ denildi,
tam 1 yıl cezaevinde tutuldular.

Tecavüz ederken suç üstü yakalanan adama
‘yarım kaldı’ diyerek
‘gerçekleşmemiş fiil’ cezası verildi.

Pet şişeyi 6 yıl, yumurtayı 3 yıl,
mandalina kabuğunu 2 yıl, leblebiyi 6 ayla
yargılayan mahkemeler
molotof kokteyli atanı serbest bıraktı.

Karısını kemerle boğan adam müebbet alması
gerekirken mahkemedeki ‘samimi’ tavırları
nedeniyle 25 yıla çarptırıldı.

Sopa tutan, pala tutan eller
tutuksuz yargılanırken elinde
Türk bayrağı tutan eller tutuklu
yargılama talebiyle mahkemeye sevk edildi.

Daha dün yahu dün...
Dünyanın her yerinde insan hakları
ihlali sayılan ‘çıplak üst araması’
için Adalet Bakanı
“Soyuyoruz ama utandırmıyoruz” dedi.

Ethem Sarısülük davasında duruşma günüydü dün...
Mahkemeyi seyredenler salonda savcının
uyuduğunu iddia ettiler...
İşin aslını bilmiyoruz, farz et ki
savcı bey sahiden uyuyordu...
Kusura bakmayın ama anayasasında
‘bir hukuk devleti...’ yazan
Türkiye Cumhuriyeti’nde ‘hukuk’
katledilirken siz n’apıyordunuz?
Uyuyordunuz!
Hem de mışıl mışıl...

Peki, şimdi hangi hakla
‘uyuyandan’ hesap soruyorsunuz?!