MANDELA’NIN MİRASINI AÇIKLIYORUM!    11-12-2013


İnsanoğlunun bir zamanlar koleradan, vebadan,
şimdilerde AIDS’ten, kanserden
bu yana karşılaştığı en büyük ‘hastalık’ olan
ırkçılıkla, yüzyılın en büyük mücadelesini vermiş
bir ‘anıt adama’ veda ediyoruz...
Nelson Mandela’ya... Madiba’ya...
(Ulusun Babası/Büyükbaba)

Ne demek Mandela?
Günün birinde ona da ‘diktatör’
demeden birileri, notumuzu düşelim tarihe...

Hangi dilde söylenirse söylensin,
Mandela;
İnsanları ten renklerine göre ayıran
bir ortaçağ zihniyeti ile mücadele demek...
Bu öyle bir mücadeleydi ki
ülkesinde yaktığı ‘özgürlük’ ateşini
tüm dünyaya elleriyle taşımak demek...
Zimbabwe’den Sierra Leone’ye kadar
Afrika’daki tüm halkların demokrasiyle
yönetilmesi için savaşmak demek...
Alışılmış ‘lider’ profilinin aksine, halkına
hiçbir zaman, “Ben sizin babanızım
ben ne dersem o olur” dememek...
27 yıl hapiste yatıp. Çıktıktan
sonra devlet başkanı olduğun halde
1 gün bile “İntikam” çığlıkları atmamak,
‘cadı avı’ başlatmamak demek...
Verdiği özgürlük mücadelesi
uğruna ömrünü cezaevinde çürütmeye
kalkan zihniyetle ‘çatışarak’ değil,
‘konuşarak’ kazanmak demek...
Düşmanıyla birlikte yaşamayı
bilmek ‘halkına bir ülkeden fazlasını
veren adam olmak’ demek...

Mandela’yı şöyle tarif etmiş Datlef Schrempf:
“Herkes Mandela kadar 
sevilmek ister
ama pek azı onun 
kadar nefret edilmeyi göze alır...”
Mandela’yı uğurlumak için en başta
Amerikan Başkanı yerini aldı dün...
Obama’lar maaile törendeydi...
Sonra İngiltere Başbakanı...
Fransa Cumhurbaşkanı... Filistin Devlet
Başkanı... BM Genel Sekreteri...
Papa... U2’nun solisti Bono...
Nefret edenleri bilmiyorum ama bir cenaze töreni
uzun süre sonra ilk kez böylesine bir
kıtalararası sevgi seline şahitlik edecek.

Uluslararası kanallar, gazeteler, sosyal medya
‘Mandela’nın mal varlığını’,
‘Mandela’ markasının 
telifini kimin alacağını’ tartışıyor...
Kime kalır, kim alır,
kim alamaz orasını bilmem...
Ama Mandela’dan kalan en büyük
mirası merak ediyorsanız eğer, şudur:
“Özgürlük için gökyüzünü satın almanıza gerek yok.
Ruhunuzu satmayın yeter!”