ACILARDAN ARTA KALAN…    14-12-2013


Türk futbolunun yetiştirdiği en ‘yetenekli’
oyuncu o mudur bilmem ama en ‘adam’
oyunculardan biri olduğu kesindir
Beşiktaş’ın kalecisi Tolga Zengin’in...

Futbolcu değil sporcudur Tolga.
Hakemle değil yüreğiyle oynar.
Numara yapmaz.
Süreye yatmaz.

90 dakikanın her saniyesi kalbinin üzerindeki
ay yıldızın da omuzlarında taşıdığı
siyah beyazın hakkını verir.

Bir evladın hayatta yaşayacağı en büyük
acıyla imtihanı vardı Tolga’nın...
Annesini kaybetti.
Tolga annesine veda ederken herkes
biliyordu ki ne o yeri bir daha
doldurabilmek mümkün
ne de o acıyı dindirebilmek...
Elden gelen tek şey paylaşmaktı!

Tıpkı dün olduğu gibi...

Beşiktaş kulübü çaycısından başkanına
kadro dışı kalmış Toraman’dan
malzemeci Süreyya’ya kadar
Trabzon’daydı dün...
Eski Trabzonsporlu Tolga’ya
“Yanındayız” diyen sadece
Beşiktaşlılar mıydı?
Trabzonspor tam takım
“Ölen sadece Tolga’nın değil bizim de annemizdi”
demek için cenazedeydi.
Mücadelesine alıştığımız renkler ilk kez
böylesine kardeşçe bir aradaydı...
Beşiktaş takımını havaalanında
Trabzonspor otobüsü karşıladı.
Otobüsün önüne Beşiktaş logosu kondu.
Trabzonspor Başkanı Hacıosmanoğlu
Beşiktaş’ın kalecisi ile omuz omuza taziyeleri kabul etti.
‘Aileden biri’ gibi...

‘Futbol Ailesi’ diye bir laf vardır hani...
Sözde aile, özde düşmandır aslında...
O nasıl bir aile olmaksa duyan vardır ama gören yoktur!
Melek Anne’nin cenazesinde acılardan
arta kalan o bakışlarda dün ilk kez gördük...
Renklerin mücadelesi yerini renklerin
kardeşliğine bırakırken gözler,
“Biz aslında bir aileyiz” diye haykırıyordu.

Yaşadığın tarifsiz acıya teselli olmaz elbet...
Ama bil isterim Tolga kardeşim:
Bir meleğin vedası ancak bu kadar anlamlı olabilirdi.